Van'da 2024 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş (21) ile ilgili soruşturmada yeni bir aşamaya gelindi. Genç kızın babası Nizamettin Kabaiş, kızının suda boğulup boğulmadığının kesinleşmesi amacıyla adli tıp kurumuna diatom testi için başvurduklarını açıkladı. Test sonuçlarının yetersiz kalması durumunda ise fethi kabir (mezar açma) işlemi yapılacağını duyurdu.
Diatom testi neyi ortaya koyacak?
Diatom testi, boğulma vakalarında kullanılan bilimsel bir yöntem. Suda boğulan kişilerin akciğerlerinde ve dolaşım sisteminde bulunan diatom adlı mikroskobik algler, ölüm nedeninin suda boğulma olup olmadığını belirlemede kritik rol oynuyor. Nizamettin Kabaiş, bu testin sonuçlarını beklediklerini, eğer sonuç çıkmazsa veya şüpheli durum devam ederse fethi kabir yoluyla yeni örnekler alınacağını ifade etti.
Soruşturma süreci ve ailenin talepleri
Rojin Kabaiş, 2024 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde eğitim gördüğü sırada kaybolmuş ve 18 gün sonra Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılmış ancak kesin ölüm nedeni belirlenememişti. Aile, kızlarının intihar ettiği yönündeki iddiaları reddediyor ve cinayet şüphesi üzerinde duruyor. Baba Kabaiş, adli sürecin titizlikle yürütülmesini talep ederken, diatom testi ile boğulma iddialarının netleşmesini umuyor.
Adli tıp ve hukuki boyut
Uzmanlara göre, diatom testi özellikle tatlı su boğulmalarında yüksek oranda doğru sonuç veriyor. Ancak Van Gölü'nün tuzlu su yapısı nedeniyle testin güvenilirliği tartışma konusu olabilir. Bu nedenle adli tıp kurumu, gerekli görülmesi halinde fethi kabir kararı alarak yeni doku örnekleri alabilir. Soruşturmayı yürüten Van Cumhuriyet Başsavcılığı, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlediğini ve her türlü adli tıp yöntemine başvurulacağını belirtti.
Toplumda yankı ve adalet arayışı
Rojin Kabaiş'in ölümü, Van başta olmak üzere Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı. Genç kızın kaybolmasının ardından yapılan arama çalışmaları ve bulunmasıyla ilgili detaylar kamuoyunda sorgulanmaya devam ediyor. Aile, sosyal medya üzerinden yürüttükleri kampanyalarla adalet talebini dile getiriyor. Olay, kayıp gençler ve kadın cinayetleri bağlamında yeniden gündeme gelirken, sivil toplum kuruluşları da süreci yakından takip ediyor.
Bu tür olaylar, adli tıp uygulamalarının yeterliliği ve soruşturmaların bağımsızlığı konusunda toplumsal bir farkındalık oluşturuyor. Rojin Kabaiş davasında atılacak adımlar, benzer vakalar için de emsal teşkil edebilir. Adaletin tecellisi için atılan bu bilimsel ve hukuki adımlar, ailenin ve kamuoyunun beklentilerini karşılama yolunda önemli bir dönüm noktası olabilir.