Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş'in trajik ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken, ailenin avukatı Şahin Cangüleç, dosyada yeni bir adım atarak 2 kişinin gözaltına alınması ve bu kişilerden DNA örneği alınması talebinde bulundu. Soruşturmanın seyrini etkileyebilecek bu gelişme, kamuoyunun yakından takip ettiği davanın yeni bir aşamasına işaret ediyor.
Avukat Cangüleç'in Talepleri ve Gerekçeleri
Rojin Kabaiş ailesinin avukatı Şahin Cangüleç, yaptığı yazılı açıklamada, soruşturma kapsamında şüpheli olarak değerlendirilen iki kişinin gözaltına alınması ve olayla bağlantılarının araştırılması için resmi mercilere başvurduklarını belirtti. Cangüleç, söz konusu kişilerin olayın aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu kişilerin ifadeleri ve DNA örnekleri, Rojin'in ölümündeki sır perdesini aralayabilir" dedi.
Avukat, taleplerinin gerekçesini ise şöyle açıkladı: "Dosyada yer alan bazı bulgular, bu iki kişinin olayla doğrudan bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Gözaltına alınmaları ve DNA örneklerinin karşılaştırılması, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için elzemdir. Aile olarak adaletin tecelli etmesini bekliyoruz."
Soruşturmanın Arka Planı
Geçtiğimiz aylarda üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in cansız bedeni, şehir dışında bir arazide bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma, genç kızın ölümünün şüpheli bulunması nedeniyle genişletilmişti. İlk otopsi raporunda kesin ölüm nedeninin belirlenemediği, zehirlenme veya başka bir dış etken ihtimali üzerinde durulduğu öğrenilmişti.
Rojin'in ailesi, kızlarının ölümünün aydınlatılması için başından beri adli sürecin takipçisi olmuş, zaman zaman basın açıklamaları yaparak yetkililere çağrıda bulunmuştu. Aile avukatlarının bugünkü talebi, soruşturmada yeni bir döneme işaret ediyor.
Toplanan deliller ve tanık ifadeleri çerçevesinde savcılığın, şüpheli listesini genişletmesi bekleniyor. Özellikle Rojin'in son görüştüğü kişilerin kimliklerinin tespiti ve olay yerindeki bulguların DNA analizleri, dosyanın kilit noktalarını oluşturuyor.
Kamuoyunun yakından izlediği bu dava, yerel halkta da büyük üzüntü yaratmış, üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşları adalet talebiyle çeşitli eylemler düzenlemişti.
Rojin Kabaiş'in ailesi, bir yandan acılarını yaşarken bir yandan da adalet arayışını sürdürüyor. Bugün avukatları aracılığıyla yapılan başvuru, sürecin takipçisi olduklarını bir kez daha gösterdi.
Türkiye'de adli süreçlerin işleyişi zaman zaman eleştirilere konu olurken, bu tür davalarda ailelerin ısrarı, soruşturmaların derinleştirilmesinde önemli bir etken olabiliyor. Rojin'in davasında da ailenin avukatlarının ısrarlı takibi, dosyanın kapanmasını engelleyerek yeni delillere ulaşılmasını sağlayabilir.
Savcılık tarafından yapılacak değerlendirme sonrası, iki kişinin ifadesine başvurulup gözaltı kararı çıkıp çıkmayacağı merakla bekleniyor. Rojin Kabaiş'in ölümü, sadece ailesi için değil, tüm Türkiye için derin bir yara olarak duruyor.