Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş'in trajik ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken, ailenin avukatı Şahin Cangüleç tarafından yeni bir başvuru yapıldı. Avukat, soruşturma kapsamında şüpheli olduklarını değerlendirdikleri 2 kişinin gözaltına alınması ve olayla bağlantılarının araştırılması için DNA testi yapılmasını talep etti. Bu gelişme, kamuoyunun yakından takip ettiği davada yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Avukat Cangüleç'ten Somut Delil Talebi
Rojin Kabaiş ailesinin avukatı Şahin Cangüleç, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunduğu dilekçede, genç kızın ölümüne ilişkin soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Cangüleç, dosyada yer alan bilgi ve bulgulara dayanarak, kimliği henüz kamuoyuyla paylaşılmayan iki kişinin olayla doğrudan bağlantısı olabileceğini öne sürdü. Avukat, bu kişilerin gözaltına alınarak ifadelerinin alınması ve olay yerinde bulunan delillerle karşılaştırılmak üzere DNA örneklerinin alınması gerektiğini savundu. Yapılan başvuru, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
Olayın Geçmişi ve Soruşturmanın Seyri
Rojin Kabaiş, 2023 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde öğrenim görürken kaybolmuş ve bir süre sonra cansız bedeni bulunmuştu. Genç kızın ölümü, başta ailesi ve yakınları olmak üzere tüm Türkiye'de büyük üzüntü yaratmış, sosyal medyada geniş yankı bulmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulmuş, ancak henüz kesin bir sonuca ulaşılamamıştı. Aile, sürecin başından bu yana adaletin yerini bulması için yetkililere çağrıda bulunuyor, olayın aydınlatılmasını istiyordu. Avukatın son girişimi, ailenin dosyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve yeni delillerin ortaya çıkması için hukuki mücadeleyi sürdürdüğünü gösteriyor.
Hukuki Süreç ve Toplumsal Etki
Rojin Kabaiş'in ölümü, yalnızca bir ailenin acısı olmaktan çıkmış, kadın cinayetleri ve genç kızların güvenliği konusundaki toplumsal tartışmaları da yeniden gündeme getirmişti. Olayın ardından birçok sivil toplum kuruluşu ve kadın örgütü, yetkililere soruşturmanın titizlikle yürütülmesi çağrısında bulunmuştu. Şimdi avukatın talebi, bu yöndeki beklentileri güçlendirmiş durumda. Hukukçular, iki kişi yönelik gözaltı ve DNA talebinin, soruşturmanın yeni bir boyut kazanmasına yol açabileceğini, özellikle delillerin güçlendirilmesi açısından kritik önem taşıdığını belirtiyor. Gözaltı kararı verilip verilmeyeceği ve DNA testlerinin sonucu, davanın aydınlatılmasında belirleyici olabilir.
Bu gelişme, Rojin Kabaiş'in ailesi ve sevenleri için bir umut ışığı olurken, kamuoyunun da gözü kulağı, başsavcılıktan çıkacak kararda. Adalet Bakanlığı'nın da yakından izlediği dava, Türkiye'de kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması konusundaki kararlılığın bir testi niteliği taşıyor. Toplum, bu tür olayların aydınlatılmasının, benzer vakaların önlenmesinde caydırıcı rol oynayacağına inanıyor. Rojin'in ailesinin adalet mücadelesi, bir anlamda tüm mağdur ailelerin sesi olmaya devam ediyor.