Adana'da PVC ustası Ali Güloğlu (44), çalıştığı iş yerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında cinayeti işlediği öne sürülen A.E.M. (35) ile saldırıyı azmettirdiği iddia edilen S.E. (42) polis ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklanmalarına karar verildi.
Olayın perde arkası: Borç husumeti
Edinilen bilgilere göre, Güloğlu'nun ağabeyi M.G.'nin, S.E.'ye olan borcunu ödemediği gerekçesiyle taraflar arasında uzun süredir devam eden bir husumet bulunuyordu. Olaydan bir süre önce M.G. ile S.E. arasında alacak meselesi yüzünden tartışma çıktığı, bu tartışmanın daha da büyümesi üzerine S.E.'nin borcun tahsili için Güloğlu ailesine yönelik tehditler savurduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen görüntülerde, olay günü A.E.M.'nin elinde tabancayla iş yerine girdiği ve Ali Güloğlu'na ateş ettiği anlar yer aldı. Saldırının ardından kaçan zanlı, polisin yaklaşık 2 saatlik takibi sonucu saklandığı adreste yakalandı.
İfadeler ve adli süreç
Gözaltına alınan A.E.M. ifadesinde, saldırıyı S.E.'nin kendisini tehdit etmesi üzerine gerçekleştirdiğini söyledi. Azmettirici olduğu ileri sürülen S.E. ise olayla ilgisinin bulunmadığını iddia etti. Ancak polis ekipleri, S.E.'nin cinayet öncesinde A.E.M. ile yaptığı telefon görüşmelerini ve mesajlaşmaları tespit etti. Şüpheliler, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, delillerin durumunu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak her iki zanlının da tutuklanmasına hükmetti.
Toplumsal yankılar
Seyhan ilçesinde yaşanan olay, bölge esnafı arasında büyük üzüntüye neden oldu. Ali Güloğlu'nun çevresinde sevilen ve saygı duyulan bir esnaf olduğu belirtildi. Cinayetin bir borç meselesi yüzünden işlenmiş olması, alacak-verecek ilişkilerinde şiddetin normalleşmemesi gerektiği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Hukukçular, bu tür olayların önlenmesi için alacak tahsilatında yasal yolların kullanılması gerektiğini vurgularken, toplumda artan şiddet eğilimine dikkat çekti.
Bağımsız değerlendirme
Adana'daki bu vahşi cinayet, aslında toplumun kanayan bir yarasını daha gözler önüne seriyor: Alacak uyuşmazlıklarının şiddetle çözülmeye çalışılması. Maalesef bu tür olaylar, borcun bir insan hayatından daha değerli görüldüğü bir zihniyetin ürünüdür. Polisin hızlı müdahalesi ve zanlıların yakalanması takdire şayan olsa da, asıl mesele bu tür olayların yaşanmasının önüne geçebilmektir. Hukuk devletinde her vatandaşın alacağını yasal yollarla tahsil etme hakkı vardır; ancak hiçbir alacak, bir cana kıymayı meşru kılmaz. Bu acı olay, toplumsal barış ve hukukun üstünlüğü açısından bir kez daha düşündürücü bir uyarı niteliğindedir.