Rusya'da Devlet Duması seçimleri, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşa yönelik desteğin göstergesi olarak nitelendirdiği üçüncü ve son gününde devam ediyor. Ülke genelinde sandıklar açıkken, iktidar partisi Birleşik Rusya'nın siyasi sistem üzerindeki hakimiyetini koruması bekleniyor. Seçimler, 17-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesinin ardından yapılan ilk parlamento seçimi olma özelliği taşıyor.
Sandıkta Savaş Desteği Testi
Putin, seçimlerin ülkedeki siyasi atmosferi yansıtacağını belirterek, "Bu seçimler, halkın ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklara ve özel askeri operasyona verdiği desteğin bir ölçüsü olacak" ifadelerini kullandı. Kremlin, seçimleri "özel askeri operasyon" olarak adlandırdığı Ukrayna müdahalesine halk desteğini göstermek için bir fırsat olarak görüyor. Ancak bağımsız gözlemciler, savaş karşıtı adayların sistematik olarak baskı altına alındığını ve seçimlerin özgürlükten uzak olduğunu vurguluyor.
Rusya Merkez Seçim Komisyonu'na göre, seçimlere katılım oranı ilk iki günde %30 civarında seyretti. Uzaktan elektronik oylama sistemi, özellikle büyük şehirlerde yaygın olarak kullanılıyor. Moskova ve St. Petersburg gibi metropollerde, iktidar partisine yönelik hoşnutsuzluğun sandığa yansıması ihtimali, Kremlin'in kontrolü elden bırakmama çabasını artırıyor.
Muhalefetin Durumu ve Sınırlamalar
Savaş karşıtı adayların çoğu, seçim komisyonları tarafından çeşitli gerekçelerle diskalifiye edildi. Bağımsız adayların bir kısmı ise "yabancı ajan" olarak etiketlenerek itibarsızlaştırıldı. Muhalefet lideri Alexei Navalny'nin destekçileri, "Akıllı Oylama" stratejisiyle iktidar partisinin en güçlü olduğu bölgelerde muhalif adayları desteklemeye çağırdı. Ancak yetkililer, bu tür çağrıları "seçim mevzuatına aykırı" bularak engellemeye çalıştı.
Uluslararası gözlemciler, seçim sürecine davet edilmedi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi kuruluşlar, Rusya'nın gözlemci akreditasyonunu kısıtladığını bildirdi. Rus yetkililer ise seçimlerin "şeffaf ve adil" olduğunu savunuyor.
Seçimlerin Anlamı ve Beklentiler
Devlet Duması'ndaki 450 sandalyenin büyük çoğunluğunun Birleşik Rusya'da kalması bekleniyor. Ancak seçim sonuçları, Putin'in 2024'teki başkanlık seçimleri öncesinde siyasi tabanını sağlamlaştırma stratejisi açısından kritik. Savaşın uzaması ve ekonomik yaptırımların etkisiyle halk arasında artan hoşnutsuzluk, Kremlin için potansiyel bir risk oluşturuyor. Seçim sonuçları, Rusya'nın iç siyasetindeki dengeleri ve Putin'in otoritesini ne ölçüde koruduğunu gösterecek.
Öte yandan, seçimlerin uluslararası arenada meşruiyeti tartışmalı. Batılı ülkeler, seçimlerin "özgür ve adil olmadığını" belirterek sonuçları tanımayabileceklerini ima etti. Rusya ise bu eleştirileri "iç işlerine müdahale" olarak nitelendiriyor.
Rusya'da parlamento seçimleri, ülkenin siyasi geleceği ve Ukrayna savaşının seyri açısından bir dönüm noktası olabilir. Sandık sonuçları, Putin'in halk desteğini ne ölçüde koruduğunu ve savaşın iç cephede yarattığı aşınmayı gözler önüne serecek. Ancak seçim sürecindeki kısıtlamalar ve baskılar, sonuçların gerçek kamuoyunu yansıtıp yansıtmadığı sorusunu gündemde tutuyor.