Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın ülkesini izolasyondan çıkarma ve Batı ile ilişkileri geliştirme yönündeki adımları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i harekete geçirdi. İki lider, başkent Moskova'da bir araya gelerek bölgesel güvenlik ve enerji konularını masaya yatırdı. Görüşme, Ermenistan'ın son dönemde Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile yakınlaşma sinyalleri vermesinin ardından gerçekleşmesi nedeniyle büyük önem taşıyor. Kremlin'den yapılan açıklamada, görüşmenin samimi bir atmosferde geçtiği ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi konusunda mutabık kalındığı belirtildi.
Ermenistan'ın Denge Oyunu
Paşinyan, son aylarda yaptığı açıklamalarda ülkesinin dış politikasında çeşitlendirmeye gideceğini, yalnızca Rusya'ya bağımlı kalmak istemediğini net şekilde ifade etmişti. Özellikle 2020'deki Karabağ Savaşı'nın ardından Rusya'nın arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşması, Erivan'da zaman zaman eleştirilere hedef olmuş, Paşinyan hükümeti, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını yetersiz bulduğunu dile getirmişti. Bu eleştirilerin dozu, Azerbaycan'ın Geçen yıl Eylül ayında Dağlık Karabağ'da başlattığı ve 24 saat içinde sonuçlanan operasyonla artmış, Ermenistan'dan Rusya'ya yönelik hayal kırıklığı sesleri yükselmişti. Bu gelişmelerin ardından Paşinyan, ABD ve AB ile bağlarını güçlendirme arayışına girmiş, ülkesinin Avrupa entegrasyonu yolunda ilerleme kaydetme isteğini belirtmişti. Ancak Moskova, Ermenistan'ın bu hamlelerini yakından takip ediyor ve Kafkaslar'daki nüfuzunu kaybetmek istemiyor.
Zirvenin Perde Arkası ve Mesajlar
Moskova'daki görüşme, iki ülkenin dışişleri bakanları ve güvenlik konseyi yetkililerinin de katılımıyla genişletilmiş bir toplantı formatında gerçekleşti. Toplantının ana gündem maddelerini, bölgesel istikrar, enerji işbirliği, ticaret hacminin artırılması ve Rusya'nın Ermenistan'daki askeri varlığı oluşturdu. Putin, görüşmenin başında yaptığı konuşmada, Ermenistan'ın Rusya için sadece bir komşu değil, aynı zamanda stratejik bir müttefik olduğunu vurgulayarak, “İlişkilerimiz zamana meydan okuyor. Birlikte çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok” ifadelerini kullandı. Paşinyan ise cevabında, iki ülkenin ortak geçmişe ve güçlü bağlara sahip olduğunu belirterek, ancak modern dünyanın gerekliliklerine uygun olarak ilişkilerin yeni bir çerçeveye oturtulması gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, Ermenistan'ın Rusya'dan tamamen kopmayı değil, daha dengeli bir dış politika izlemeyi hedeflediği şeklinde yorumlandı.
Uzmanlara göre bu zirve, tarafların birbirinin kırmızı çizgilerini test etme fırsatıydı. Rusya, Ermenistan'ın Batı kurumlarıyla entegrasyonunu kendi güvenlik çıkarlarına tehdit olarak algılıyor. Özellikle AB'nin sivil misyonunun Ermenistan-Azerbaycan sınırında konuşlanması, Moskova'yı rahatsız eden adımlardan biri olmuştu. Öte yandan Paşinyan, ülkesinin ekonomik sıkıntılarını hafifletmek için Batı'nın kapılarını aralama ihtiyacı hissediyor. ABD ve AB, Ermenistan'a yönelik mali yardım paketlerini ve yatırım teşviklerini gündeme getirerek Erivan'a alternatif bir destek mekanizması sunmuştu. Bu durum, Rusya'yı, Ermenistan'ın Batı kulvarına tamamen kaymasını engellemek amacıyla yeni teklifler hazırlamaya itiyor.
Görüşme sonrasında iki liderin ortak basın toplantısı düzenlememesi dikkat çekti. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, basın toplantısının programda olmadığını, ancak görüşmenin çok yapıcı geçtiğini ve ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açılabileceğini belirtti. Bazı analistlere göre bu durum, somut bir mutabakatın sağlanamadığını ve tarafların görüş ayrılıklarını derinleştirmeden dosyayı askıya aldığını gösteriyor. Ancak görüşmenin ardından yapılan kısa açıklamalarda, “Ermenistan'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı” vurgusu yapılması, Rusya'nın bölgede yeniden denge kurma arayışında olduğuna yönelik beklentileri güçlendirdi.
Önümüzdeki süreçte tarafların, enerji ve ulaştırma projeleri üzerinden işbirliğini geliştirme olasılığı masada. Özellikle İran üzerinden Körfez'e açılan koridor projeleri ve Rusya'nın Ermenistan'dan geçen doğal gaz sevkiyatının artırılması konuları, iki ülkenin ekonomik bağlarını güçlendirebilecek somut adımlar olarak görülüyor. Ancak bu süreçte Paşinyan'ın Batı'ya dönük reformları hayata geçirme konusundaki kararlılığı, Moskova ile ilişkilerde yeni gerilimlere yol açabilir. Kafkasya'daki dengeleri yeniden şekillendiren bu gelişmeler, Türkiye ve Azerbaycan'ın da yakın takibinde. Ankara, Ermenistan ile normalleşme sürecini sürdürürken, Bakü ise bölgesel işbirliğinin kalıcı barışa katkı sağlayacağına inanıyor. Bölgedeki son durum, ülkelerin birbirine bağımlılığını ve diplomasinin önemini bir kez daha gösteriyor. Hem Rusya'nın geleneksel nüfuz alanında hem de Batı'nın genişleme stratejisinde kritik bir kavşakta bulunan Ermenistan'ın atacağı adımlar, önümüzdeki aylarda bölgesel istikrarın şekillenmesinde belirleyici olacak.