Ankara'da özel bir kurumda psikolog olarak görev yapan 33 yaşındaki Nurselen Gülaçtı, 2022 yılında Fuat Yıldırım tarafından matbaa dükkanında silahla başından vurularak öldürülmüştü. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme, sanık Fuat Yıldırım'ı 'kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, 'ruhsatsız silah bulundurma' suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Karar, mağdur ailesi ve kadın hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Nurselen Gülaçtı, Ankara'da bir matbaa dükkanında Fuat Yıldırım tarafından başından vurularak öldürüldü. Olayın ardından gözaltına alınan Yıldırım hakkında 'kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlamalarıyla dava açıldı. Yargılama sürecinde sanık, suçlamaları reddetti ve olayın kaza sonucu gerçekleştiğini iddia etti. Ancak mahkeme, toplanan deliller ve tanık beyanları doğrultusunda sanığın suçu tasarlayarak işlediğine kanaat getirdi.
Mahkeme Kararı ve Gerekçesi
Mahkeme heyeti, sanığın suçun işlenmesindeki kastını ve eylemin kadına yönelik olmasını dikkate alarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararda, sanığın olay öncesinde ve sonrasındaki davranışlarının suçun tasarlanarak işlendiğini gösterdiği belirtildi. Ayrıca, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da ceza verilerek sanığın toplam cezası ağırlaştırıldı. Mahkeme, sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulamadı.
Acılı Annenin Açıklamaları
Karar duruşmasının ardından açıklama yapan Nurselen Gülaçtı'nın annesi, "Mezarlığa gidip kızıma 'hakkını aldık' diyebilmenin huzurunu yaşıyorum. Adalet yerini buldu. Kızımın acısı hiç dinmeyecek ama en azından katili hak ettiği cezayı aldı" dedi. Anne, kızının anısını yaşatmak için kadın hakları konusunda farkındalık çalışmaları yapacaklarını sözlerine ekledi.
Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele
Nurselen Gülaçtı cinayeti, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu. Kadın hakları örgütleri, yargı kararını olumlu bulmakla birlikte, kadın cinayetlerinin önlenmesi için daha etkin politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Verilere göre, Türkiye'de her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybediyor. Uzmanlar, eğitim, yasal düzenlemeler ve toplumsal farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.
Bu dava, kadına yönelik şiddetle mücadelede yargının tutumunu göstermesi açısından örnek teşkil ediyor. Ancak, benzer olayların yaşanmaması için caydırıcı cezaların yanı sıra koruyucu önlemlerin de artırılması gerekiyor. Nurselen Gülaçtı'nın ailesi, kararın ardından adaletin sağlandığını belirterek, kızlarının hatırasını yaşatacaklarını ifade etti.