Dünyaca ünlü Avustralyalı patolog Profesör Richard Scolyer, geliştirdiği yenilikçi yöntemlerle melanom tedavisinde devrim yarattıktan sonra, yakalandığı ölümcül beyin tümörüne karşı kendi buluşlarını test etmek için 'sıfır numaralı hasta' olmayı kabul etti. Teşhisten üç yıl sonra, 59 yaşında hayatını kaybeden Scolyer, bilime adanmış bir yaşamın sembolü haline geldi.
Bilim uğruna kendini feda eden profesör
Melanom hastalarının umudu olan Scolyer, kendi beyninde gelişen glioblastoma multiforme tümörüne karşı, daha önce hiçbir insanda denenmemiş bir immünoterapi kombinasyonunu uyguladı. Tedavi, kanser hücrelerini hedef alan bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçlıyordu. Scolyer, tedavi sürecini gün gün kaydederek bilim dünyasına eşsiz bir veri seti bıraktı.
Melanomda çığır açan çalışmalar
Avustralya'nın önde gelen tıp araştırmacılarından biri olan Scolyer, özellikle melanomun erken teşhisi ve tedavisinde kullanılan yapay zeka destekli patoloji yöntemleriyle tanınıyordu. Geliştirdiği DERM adlı yapay zeka sistemi, cilt lezyonlarını yüzde 98 başarıyla teşhis ediyordu. Scolyer, bu teknolojinin dünya çapında milyonlarca insanın hayatını kurtarabileceğini öngörüyordu.
Kendi tedavisini kendi üzerinde test etti
Temmuz 2021'de glioblastoma teşhisi konulan Scolyer, standart tedavi seçeneklerini reddederek, kendi geliştirdiği immünoterapi protokolünü uygulamaya karar verdi. "Hastalarıma önerdiğim tedaviyi kendimde denemeden, onlara güvenle sunamazdım" diyen Scolyer, tedaviye ilk üç ayda yanıt verdi ancak tümör tamamen yok olmadı. Yine de bu süreçte topladığı veriler, beyin tümörlerine karşı immünoterapinin potansiyelini gösterdi.
Bilim dünyasından büyük takdir
Melanom Enstitüsü CEO'su Dr. Georgina Long, Scolyer'ın fedakarlığının tıp tarihine geçeceğini belirterek, "Richard, bilim için kendi bedenini laboratuvar haline getirdi. Onun sayesinde glioblastoma tedavisinde yeni bir dönem başlayabilir" dedi. Scolyer'ın vefatı, kanser araştırmaları için büyük bir kayıp olarak değerlendirilirken, bıraktığı verilerin gelecekteki tedavilere ışık tutması bekleniyor.
Scolyer'ın hikayesi, bilim insanlarının kendi keşiflerine olan inancının en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Onun izinden giden araştırmacılar, "sıfır numaralı hasta" modelinin etik sınırlarını tartışırken, Scolyer'ın cesareti tıp dünyasında ilham kaynağı olmaya devam ediyor.