Yerli ve milli medya kuruluşları sıkı denetimlere tabi tutulurken, yabancı dijital platformlar denetimsizlikten aldıkları güçle adeta kendi kurallarını dayatıyor. Bu durum, aile yapımızı hedef alan ve kültürel değerlerimizi hiçe sayan bir içerik akışını beraberinde getiriyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformlardaki bu sınırsızlığa tepki göstererek, yerli medyanın bağlı olduğu etik kuralların ve denetimlerin yabancı platformlar için de geçerli olması gerektiğini vurguladı.
Dijital Platformların Denetimsiz Gücü
Prof. Dr. Kırık, yaptığı açıklamada, internetin hayatımıza girmesiyle birlikte bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak aynı zamanda denetimsiz bir alanın da oluştuğunu belirtti. Özellikle yabancı menşeli dijital platformların, bulundukları ülkelerin yasalarına tabi olmadan faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kırık, bu durumun ciddi bir sorun teşkil ettiğini söyledi. Kırık, "Yerli medya kuruluşları RTÜK ve diğer düzenleyici kurumlar tarafından yakından izlenirken, yabancı platformlar bu denetimlerin dışında kalıyor. Bu da onlara hukuk tanımaz bir özgürlük alanı sağlıyor" dedi.
Prof. Dr. Kırık, bu platformların özellikle genç nesli hedef alan içerikler yayınladığına dikkat çekerek, müstehcenlik, şiddet ve ahlaki değerleri zedeleyen yayınların arttığını belirtti. "Aile yapımızı hedef alan, kültürel değerlerimizi hiçe sayan içerikler, adeta bir istila gibi yayılıyor. Bu platformlar, kendi kültürel normlarını dayatarak toplumumuzu dönüştürmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yerli ve Milli Medyaya Destek
Prof. Dr. Kırık, yerli ve milli medyanın bu süreçte daha da önemli hale geldiğini vurguladı. Yerli medyanın, milli değerlere bağlılık ve etik yayıncılık ilkeleriyle hareket ettiğini belirten Kırık, ancak bu medyanın da yeterince desteklenmediğini söyledi. "Yerli medya, hem maddi hem de manevi olarak desteklenmeli. Yabancı platformlarla rekabet edebilmesi için güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde kültürel hegemonya kaçınılmaz olacak" dedi.
Kırık, devletin ve özel sektörün yerli dijital platformlara yatırım yapması gerektiğini, bu sayede hem milli kültürün korunacağını hem de ekonomik olarak sürdürülebilir bir medya sektörünün oluşacağını ifade etti. "Yerli ve milli medya, sadece haber verme işlevini yerine getirmekle kalmamalı; aynı zamanda kültürümüzü ve değerlerimizi gelecek nesillere taşıyan bir köprü olmalı. Bunun için de güçlü bir altyapı ve içerik üretim kapasitesi gerekiyor" diye konuştu.
Düzenleme ve Etik Çağrısı
Prof. Dr. Kırık, dijital platformların da tıpkı geleneksel medya gibi belirli düzenlemelere tabi tutulması gerektiğini savundu. Bu platformların, bulundukları ülkelerin yasalarına uyması ve etik ilkeleri benimsemesi gerektiğini belirten Kırık, uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekti. "Dijital platformların denetimi, uluslararası düzeyde ele alınmalı. Türkiye'nin de bu süreçte aktif rol alması gerekiyor. Kendi kuralını kendisi koyan bir sektör anlayışı kabul edilemez" dedi.
Kırık, özellikle sosyal medya platformlarının, kullanıcı verilerini toplama ve manipülasyon konularında da denetlenmesi gerektiğini vurguladı. "Bu platformlar, algoritmalarıyla toplumu yönlendiriyor. Dezenformasyon ve manipülasyon riski çok yüksek. Bu nedenle hem ulusal hem de uluslararası düzeyde sıkı bir denetim mekanizması kurulmalı" ifadelerini kullandı.
Sonuç ve Değerlendirme
Dijitalleşen dünyada medya düzenlemelerinin de dönüşmesi kaçınılmaz. Ancak bu dönüşüm, milli çıkarlar ve toplumsal değerler gözetilerek yapılmalı. Prof. Dr. Kırık'ın uyarıları, yabancı dijital platformların denetimsizliğinin yaratabileceği toplumsal ve kültürel risklere ışık tutuyor. Türkiye'nin, hem yerli medyayı güçlendirerek hem de uluslararası platformlarda denetim mekanizmalarını zorlayarak bu süreçte proaktif bir politika izlemesi büyük önem taşıyor. Aksi halde, kültürel değerlerimizin erozyonu ve toplumsal yapımızın zayıflaması söz konusu olabilir. Bu nedenle, hem kamu otoritelerinin hem de sivil toplumun bu konuda duyarlılık göstermesi ve harekete geçmesi gerekiyor.