İslam Memiş, 25 Eylül 2026 Cuma günü piyasaların kapanışının ardından yaptığı değerlendirmede, Fed üyelerinin faiz mesajlarının doları güçlendirdiğini ve altın ile gümüş üzerindeki baskının ana nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Memiş, tahvil getirisinin Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını vurgulayarak yatırımcıları uyardı. Piyasalarda gün sonu itibarıyla karışık bir seyir izlendi.
Tahvil getirileri ve dolar endeksi
ABD 10 yıllık tahvil getirisi, Fed üyelerinin şahin mesajlarının ardından yükselişini sürdürdü ve Temmuz 2007'den beri en yüksek seviyeye çıktı. Bu gelişme, küresel piyasalarda risk iştahını azaltırken dolar endeksinin (DXY) güçlenmesine yol açtı. Dolar endeksi, gün içinde 108 seviyesinin üzerini test etti. İslam Memiş, tahvil getirilerindeki bu yükselişin hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturduğunu ve gelişmekte olan ülke para birimlerini olumsuz etkilediğini belirtti.
Memiş, "Tahvil getirisindeki artış, Fed'in faiz indirim döngüsüne ilişkin beklentileri erteleyebilir. Bu da doların güçlü kalmasına neden oluyor. Altın ve gümüş gibi değerli metaller ise bu ortamda değer kaybediyor" dedi. Altının ons fiyatı gün içinde 1.850 doların altına gerilerken, gümüş 22 dolar seviyesinin altına indi.
Altın ve gümüşteki baskı
Altın ve gümüş fiyatları, güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri nedeniyle baskı altında kaldı. Altının ons fiyatı, günü %1,2 düşüşle 1.845 dolardan tamamladı. Gümüş ise %2,1 değer kaybederek 21,80 dolara geriledi. İslam Memiş, değerli metallerdeki bu düşüşün geçici olabileceğini ancak Fed'in para politikasındaki belirsizliğin fiyatlamaları zorlaştırdığını ifade etti.
Memiş, "Altın ve gümüş yatırımcıları, Fed'in faiz kararlarını ve enflasyon verilerini yakından takip etmeli. Kısa vadede volatilite devam edebilir" uyarısında bulundu. Ons altın için 1.800 dolar seviyesinin kritik destek olduğunu, bu seviyenin altında kalıcı bir düşüşün yeni satış dalgasını tetikleyebileceğini ekledi.
Borsa İstanbul ve TL varlıklar
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü %0,8 düşüşle 8.250 puandan kapattı. Bankacılık hisseleri satış baskısından en çok etkilenen sektör oldu. Dolar/TL kuru ise 27,50 seviyesinin üzerine çıkarak yeni bir zirve denedi. İslam Memiş, TL varlıkların küresel risk iştahındaki azalıştan olumsuz etkilendiğini belirtti.
Memiş, "Yurt içi piyasalar, küresel gelişmelere paralel hareket ediyor. Özellikle dolar/TL'deki yükseliş, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde risk oluşturuyor. Merkez Bankası'nın politikaları bu denklemde belirleyici olacak" dedi.
Fed üyelerinin mesajları
Hafta boyunca Fed üyeleri, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ve faiz indirimleri için acele etmeyeceklerini vurguladı. Bu mesajlar, piyasalarda faiz indirimi beklentilerini öteledi. CME FedWatch verilerine göre, piyasanın Kasım ayı faiz indirimi beklentisi %15'e kadar geriledi.
İslam Memiş, Fed'in şahin duruşunun doları desteklediğini ancak ABD ekonomisinde yavaşlama sinyallerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. "Fed, bir yandan enflasyonu kontrol altına almaya çalışırken diğer yandan ekonomiyi soğutmadan faiz politikasını yönetmeye çalışıyor. Bu denge, piyasalarda dalgalanmayı artırıyor" diye konuştu.
Yeni hafta öncesi strateji
İslam Memiş, yeni hafta öncesinde yatırımcılara temkinli olmaları tavsiyesinde bulundu. Özellikle tahvil getirilerindeki yükselişin hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Memiş, portföylerin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Memiş, "Dolar/TL'de yukarı yönlü hareket devam edebilir. Altın ve gümüşte ise Fed'in mesajları belirleyici olacak. Yatırımcılar, risklerini iyi yönetmeli ve kaldıraçlı işlemlerden kaçınmalı" dedi.
Önümüzdeki hafta açıklanacak olan ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisi ve Fed Başkanı'nın konuşması, piyasaların yönü üzerinde etkili olacak. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı ve Çin'den gelecek ekonomik veriler de takip edilecek.
İslam Memiş, son olarak yatırımcıların haber akışını yakından izlemeleri ve ani fiyat hareketlerine karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Piyasalardaki bu dalgalanma, yatırımcılar için hem risk hem de fırsat barındırıyor. Uzmanlar, uzun vadeli stratejilerin korunması ve kısa vadeli spekülatif işlemlerden kaçınılması konusunda hemfikir. Küresel ekonomideki belirsizlikler göz önüne alındığında, temkinli bir yaklaşımın önem taşıdığı bir dönemdeyiz.