PISA 2025 sonuçları, Türkiye'nin fen, okuma ve matematik alanlarındaki akademik yükselişini gözler önüne sererken, eğitim sistemindeki düşündürücü bir veli paradoksunu da gün yüzüne çıkardı. Ailelerin okul ve öğretmen üzerinde artan baskısı, çocuklarının eğitimine doğrudan katılımın önüne geçiyor. Öğrencilerin başarısında kritik rol oynayan aile desteğinin, velilerin öğretmenleri yönetme çabası ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi nedeniyle alarm verdiği belirtiliyor.
Velilerin Öğretmen Üzerindeki Baskısı Artıyor
PISA 2025 verilerine göre, Türkiye'de velilerin okul yönetimine ve öğretmenlere müdahalesi son yıllarda belirgin şekilde arttı. Eğitim uzmanları, birçok velinin çocuğunun akademik gelişimini desteklemek yerine, öğretmenlerin ders işleyişine, notlandırmaya ve hatta müfredata müdahale etmeye çalıştığını vurguluyor. Bu durum, öğretmenlerin mesleki özerkliğini zedelerken, öğrencilerin okul içi motivasyonunu da olumsuz etkiliyor.
Özellikle büyükşehirlerdeki okullarda, veli toplantılarının sık sık tartışmaya dönüştüğü, bazı velilerin öğretmenlere baskı kurarak çocuklarına yüksek not verilmesini talep ettiği bildiriliyor. Bu durum, eğitimde fırsat eşitliğini ve adil değerlendirmeyi tehdit eden bir unsur olarak öne çıkıyor.
Çocukla İlgilenme Süresi Azalıyor
Aynı araştırma, velilerin çocuklarıyla birebir ilgilenme süresinin de azaldığını ortaya koyuyor. Ekonomik koşullar, yoğun iş temposu ve dijital bağımlılık gibi faktörler, ailelerin çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmesini engelliyor. PISA 2025 anketlerine katılan öğrenciler, ebeveynlerinin kendileriyle ders çalışmadığını, okul etkinliklerine katılmadığını ve günlük sohbetlerde bile eğitim konularına yüzeysel değindiklerini belirtiyor.
Uzmanlar, ailelerin çocuklarının ödevlerine yardım etme, kitap okuma alışkanlığı kazandırma ve okul dışı öğrenme faaliyetlerine katılma konusunda isteksiz olduğunu ifade ediyor. Oysa eğitim araştırmaları, aile katılımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin, okulun sosyoekonomik düzeyinden bile daha güçlü olduğunu gösteriyor.
Akademik Başarı ve Aile Desteği Arasındaki Uçurum
Türkiye, PISA 2025'te fen, okuma ve matematik alanlarında önceki yıllara göre puanını yükseltmiş görünüyor. Ancak bu yükseliş, tüm öğrencilere eşit şekilde yansımıyor. Özellikle aile desteğinden yoksun kalan öğrencilerin puanları, akranlarının gerisinde kalıyor. Eğitimciler, bu farkın kapanması için velilere yönelik bilinçlendirme programlarının şart olduğunu dile getiriyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yıllarda hayata geçirdiği veli akademileri ve aile eğitim seminerleri, bu ihtiyaca cevap verme amacı taşıyor. Ancak katılım oranlarının düşük olması, söz konusu çabaların etkisini sınırlıyor. Velilerin çoğu, bu tür etkinliklere zaman ayırmak yerine, öğretmenlerden çocuklarına ayrıcalık talep etmeyi tercih ediyor.
Öğretmenler Ne Düşünüyor?
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz eğitim sendikaları, öğretmenlerin artan veli baskısından şikayetçi olduğunu aktarıyor. Bir öğretmen, "Veliler çocuklarının eksiklerini kapatmak yerine, bizden not bekliyor. Bu durum, eğitimin ruhuna aykırı" diyerek yaşanan çıkmazı özetliyor. Sendika temsilcileri, öğretmenlerin mesleki itibarının korunması ve velilerin eğitim sürecine doğru şekilde dahil edilmesi için yasal düzenlemeler gerektiğini savunuyor.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Eğitim uzmanları, velilerin çocuklarının eğitimine katkı sağlaması için üç temel adım öneriyor:
- Her gün çocukla 20 dakika kitap okuma veya ders hakkında sohbet etme.
- Okul etkinliklerine ve veli toplantılarına düzenli katılım.
- Öğretmenle işbirliği yapma, ancak mesleki sınırlara saygı gösterme.
PISA 2025 sonuçları, Türkiye'nin eğitimdeki genel başarısını gölgelemeden, ailelerin rolünü yeniden düşünmesi gerektiğini gösteriyor. Eğitim sadece okulda değil, evde de başlar. Velilerin çocuklarının hayatına dokunmadığı bir eğitim sistemi, ne kadar iyi müfredata sahip olursa olsun, istenen hedeflere ulaşamaz. Bu nedenle, aile desteği konusundaki alarm, geleceğimiz için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.