ABD'nin İran'a yönelik son askeri operasyonları ve artan jeopolitik gerilim, küresel petrol piyasalarında hareketliliğe yol açtı. Brent petrolün varil fiyatının 90 doların üzerine çıkması, başta ABD ve Suudi Arabistan merkezli olmak üzere birçok büyük enerji şirketinin bilançolarına rekor kârlar olarak yansıdı. Bu durum, enerji tedarik zincirinde "kirli iş birliği" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ahmet Yılmaz, konuya dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte detaylar...
Brent petrolde yükseliş: Nedenleri ve etkileri
Brent petrol fiyatları, ABD'nin İran'ın petrol tesislerine yönelik saldırı haberleriyle birlikte son iki haftada yüzde 12'den fazla arttı. Küresel arzın yaklaşık yüzde 3'ünü oluşturan İran'ın üretim tesislerinin zarar görmesi, piyasalarda arz endişesine yol açtı. Enerji piyasaları uzmanı Dr. Mehmet Öztürk, "Petrol fiyatlarındaki bu sıçrama, büyük ölçüde jeopolitik risk priminden kaynaklanıyor. Ancak asıl kazananlar, stoklarını önceden dolduran dev şirketler oldu" dedi. Özellikle ExxonMobil, Chevron ve Saudi Aramco gibi şirketler, yılın ilk çeyreğinde açıkladıkları kârlarla dikkat çekiyor.
Dev şirketlerin kasası nasıl doldu?
Enerji devleri, son bir yılda kârlarını katladı. ExxonMobil'in 2024 ilk çeyrek net kârı 11.4 milyar dolar olurken, Chevron 7.2 milyar dolar, Saudi Aramco ise 28.5 milyar dolar net kâr bildirdi. Bu şirketler, operasyonel verimlilik ve yüksek fiyatlardan yararlanarak rekor kırdı. Ancak eleştirmenler, bu kârların tüketiciye yansıyan yüksek enerji faturalarının bir sonucu olduğunu savunuyor. Sivil toplum kuruluşları, şirketlerin küresel baronlarla iş birliği yaparak fiyatları yapay olarak yüksek tuttuklarını iddia ediyor.
- ExxonMobil: 2024 ilk çeyrek kâr 11.4 milyar dolar (yıllık bazda %45 artış)
- Chevron: 7.2 milyar dolar (%38 artış)
- Saudi Aramco: 28.5 milyar dolar (%29 artış)
- TotalEnergies: 5.8 milyar dolar (%22 artış)
Küresel baronlarla kirli iş birliği iddiaları
Bazı analistler, OPEC+ ülkelerinin ve büyük özel şirketlerin arzı sınırlayarak fiyatları yapay olarak yüksek tuttuğunu öne sürüyor. Güney Afrika merkezli enerji araştırma kuruluşu Global Energy Monitor, "Büyük petrol şirketleri, jeopolitik krizleri fırsata çevirmek için hükümetlerle iş birliği yapıyor" raporunu yayımladı. Raporda, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının aslında Suudi Arabistan ve ABD şirketlerine yaradığı belirtiliyor. Ancak şirket yetkilileri, fiyatların piyasa koşulları tarafından belirlendiğini savunarak iddiaları reddediyor.
Jeopolitik arka plan ve tarihsel perspektif
Petrol piyasaları, tarih boyunca jeopolitik çatışmalarla şekillendi. 1973 petrol krizi, 1991 Körfez Savaşı ve 2011 Libya iç savaşı gibi olaylarda petrol fiyatları ani yükselişler gösterdi. Son olarak 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı, enerji krizini tetiklemişti. Ancak bu kez farklı olan, ABD'nin hem üretici hem tüketici olarak çift taraflı çıkarının bulunması. ABD, İran'a uygulanan yaptırımlarla kendi şeyl petrol üreticilerini korurken, Suudi Arabistan da pazar payını genişletiyor. Bu durum, enerji bağımsızlığı ve arz güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor.
Uzmanlara göre, kısa vadede fiyatların yüksek seyretmesi bekleniyor. Orta Doğu'daki gerilim tırmanırsa, brent petrolün 100 dolar seviyesini test etme ihtimali bulunuyor. Uzun vadede ise yenilenebilir enerjiye geçiş, fosil yakıt bağımlılığını azaltmak için bir fırsat olarak görülüyor. Ancak iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atılması gereken adımlar, hâlâ tartışma konusu.