Petrol fiyatları, İsrail'in pazar günü Lübnan'a yönelik başlattığı yeni askeri saldırıların ardından pazartesi günü varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıkarken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de 81 dolar seviyesine ulaştı. Artışın temel nedeni, Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimin arz kesintisi endişelerini yeniden canlandırması olarak değerlendiriliyor.
İsrail saldırıları ve piyasa etkisi
İsrail ordusu, pazar günü Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda sivil kayıplar yaşandığı bildirilirken, bölgedeki gerilim tırmanışa geçti. Piyasalar, çatışmanın İran gibi büyük petrol üreticilerini de içine çekebileceği endişesiyle hareket etti. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin üretim politikaları da yakından takip ediliyor.
Analistler, mevcut arz-talep dengesinde jeopolitik risklerin fiyatlamada belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Küresel petrol stoklarındaki daralma ve Çin'den gelen talep sinyalleri de yukarı yönlü baskı yaratan diğer faktörler arasında. Brent petrol, son bir haftada yaklaşık yüzde 4 değer kazanırken, yatırımcılar olası bir arz kesintisine karşı pozisyon almayı sürdürüyor.
Ortadoğu risk primi ve küresel yansımalar
Ortadoğu'daki her yeni çatışma, petrol piyasalarında risk primini artırıyor. İsrail-Lübnan sınırında yaşanan gerginlik, bölgenin enerji arzı açısından kritik önemdeki noktalarına yakınlığı nedeniyle daha da hassas. Daha önce İsrail-Hamas çatışmasının ardından petrol fiyatları sınırlı bir yükseliş kaydetmiş, ancak çatışma yayılmadıkça fiyatlar gerilemişti. Şimdi ise Lübnan cephesinin açılması, piyasaları yeniden tedirgin etti.
Uzmanlar, bu tür jeopolitik olayların petrol fiyatları üzerinde kısa vadeli dalgalanmalara yol açtığını, ancak kalıcı yükseliş için arz tarafında fiili bir kesinti olması gerektiğini belirtiyor. Şu an için OPEC+'nın ek üretim kapasitesi ve stratejik rezervlerin devreye sokulabilmesi, aşırı fiyat artışlarını sınırlayan unsurlar. Yine de yatırımcılar, İsrail'in olası bir kara harekâtı veya İran'ın dahil olması durumunda petrolün varil başına 100 doları görebileceği senaryolarını masada tutuyor.
Türkiye açısından ise yükselen petrol fiyatları, enerji ithalat faturasını artırarak cari açık ve enflasyon üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Ancak kısa vadeli dalgalanmaların ekonomik göstergelere etkisi sınırlı kalabilir.
Sonuç olarak, petrol piyasaları bir kez daha jeopolitik risklerin gölgesinde hareket ediyor. Asıl belirleyici faktör, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği. Tüm gözler İsrail ve Hizbullah arasındaki gelişmelerde.