İran'dan fırlatılan çok sayıda füze, İsrail'in orta ve güney kesimlerini hedef aldı. Tel Aviv, Kudüs ve Beerşeba gibi büyük şehirlerde sirenler çalarken, milyonlarca İsrailli sığınaklara koştu. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, saldırıda can kaybı yaşanmadığını ancak bazı bölgelerde hasar tespit edildiğini açıkladı.
Füze saldırısının detayları
İran Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen saldırıda, Şahab-3 tipi orta menzilli füzeler kullanıldı. İsrail hava savunma sistemlerinin çoğu füzeyi engellediği, ancak birkaçının isabet ettiği belirtildi. Saldırı sırasında İsrail'in Demir Kubbe ve Davud Sapanı sistemleri aktif hale getirildi. Sivil yerleşim yerlerine düşen füzeler nedeniyle bazı evlerde ve araçlarda hasar oluştu. Yetkililer, yaralı sayısının sınırlı olduğunu ve hastanelere kaldırılanların hafif sıyrıklarla kurtulduğunu duyurdu.
Bölgesel tansiyon yükseliyor
Bu saldırı, İran'ın İsrail'e yönelik en kapsamlı füze ataklarından biri olarak kayda geçti. İran, saldırının İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine düzenlediği hava saldırılarına misilleme olduğunu açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesini acil toplantıya çağırdı ve 'saldırıya sert bir yanıt verileceği' sinyalini verdi. ABD, olayın ardından bölgedeki askeri varlığını artırma kararı alırken, Birleşmiş Milletler tarafları itidal çağrısında bulundu.
Ekonomik etkiler ve piyasalar
Füze saldırısı, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükselirken, altın güvenli liman talebiyle rekor seviyelere yaklaştı. İsrail borsası yüzde 3 değer kaybetti, şekel dolar karşısında zayıfladı. Uzmanlar, çatışmaların kontrolden çıkması halinde Orta Doğu'da tedarik zincirlerinin bozulabileceği ve küresel enflasyonist baskıların artabileceği uyarısı yapıyor. Bölge ülkeleri, olası bir savaşın ekonomik maliyetinin milyarlarca doları bulabileceğini hesaplıyor.
İsrail-İran gerginliği, yıllardır gölge savaş şeklinde sürüyordu. Ancak bu son saldırı, iki ülkeyi doğrudan çatışmanın eşiğine getirdi. Bölgesel güç dengelerini değiştirme potansiyeli taşıyan bu gelişme, uluslararası toplumun diplomatik çabalarını hızlandırmasını gerektiriyor. Aksi takdirde, daha geniş çaplı bir çatışmanın fitili ateşlenebilir.