Peru'da devlet başkanı seçiminin ikinci turunda sağcı aday Keiko Fujimori, solcu rakibi Roberto Sanchez karşısında kapatılması güç bir fark yakaladı. Resmi olmayan sonuçlara göre Fujimori'nin oy oranı yüzde 55'i aşarken, Sanchez yüzde 45'te kaldı. Resmi sonuçların temmuz ortasında açıklanması beklenirken, Sanchez seçimde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle sonucu tanımayacağını açıkladı.
Seçim Süreci ve Tartışmalar
Seçimin ilk turunda hiçbir aday yüzde 50 barajını aşamayınca ikinci tura kalmıştı. Fujimori, babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 yıllarındaki otoriter yönetimini hatırlatan tartışmalı bir siyasi hanedanın temsilcisi olarak öne çıkıyor. Muhafazakar çizgisiyle bilinen Fujimori, seçim kampanyasında güvenlik ve ekonomi vurgusu yaparken, Sanchez ise daha kapsayıcı bir politika söylemiyle seçmene ulaşmaya çalıştı.
Sanchez'in seçim hilesi iddiası, seçim gecesi sandık gözlemcilerinin bazı bölgelerde usulsüzlük rapor etmesine dayanıyor. Fujimori cephesi ise bu iddiaları reddederek, sürecin şeffaf olduğunu savunuyor. Uluslararası gözlemciler, seçimin genel hatlarıyla düzenli geçtiğini ancak bazı teknik aksaklıkların yaşandığını bildirdi.
Peru Siyasetinde Hanedan Gerilimi
Keiko Fujimori, babasının hapis cezası almasına rağmen ülkede halen etkili olan Fujimori politikalarının mirasçısı olarak görülüyor. Alberto Fujimori, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluktan hüküm giymişti. Ancak Keiko, babasının ekonomi politikalarını örnek alarak, yabancı yatırımı artırma ve suçla mücadele söylemleriyle destek topladı.
Sanchez ise Sendikal Hareket Partisi'nin adayı olarak, gelir dağılımındaki eşitsizliği gidermeyi ve maden şirketlerine daha sıkı denetim getirmeyi vaat etti. İki aday arasındaki bu keskin ayrım, Peru toplumundaki derin siyasi kutuplaşmayı bir kez daha ortaya koydu.
Seçimin galibi, 25 milyon seçmenin katıldığı bir yarış sonunda belirlenecek. Fujimori'nin zaferi halinde, ülkede neoliberal ekonomi modelinin devamı ve babasının dönemindeki bazı insan hakları ihlallerine yönelik eleştirilerin artması bekleniyor. Öte yandan, seçimin tanınmaması olasılığı, Peru'da siyasi istikrarsızlığı derinleştirebilir.
Bu seçim, Latin Amerika'nın en istikrarsız demokrasilerinden birinde sağ-sol çekişmesinin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Fujimori'nin muhtemel zaferi, kıtada sağ eğilimli hükümetlerin güç kazandığı bir döneme denk geliyor. Ancak seçimin meşruiyetine yönelik tartışmalar, ülkenin gelecekteki siyasi rotasını belirsiz kılıyor.