Türkiye'nin klasik arkeoloji alanındaki aralıksız devam eden en eski kazısı olma özelliğini taşıyan Perge Antik Kenti, antik dünyanın ihtişamını günümüze taşıyor. Antalya'nın Aksu ilçesinde yer alan bu kadim kent, binlerce yıllık tarihiyle hem arkeologların hem de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Eski kazı başkanı Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, Perge'nin gizemli hikâyesini Hürriyet'e anlattı ve kentin önemini vurguladı.
Perge'nin Tarihi ve Önemi
Perge, M.Ö. 12. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Hitit döneminde 'Parha' olarak bilinen kent, antik Pamfilya bölgesinin en önemli şehirlerinden biriydi. Büyük İskender'in Anadolu'yu fethi sırasında kenti teslim almasıyla bilinen Perge, daha sonra Roma İmparatorluğu'nun hakimiyetine girdi. Roma döneminde ulaşım, ticaret ve kültürün merkezi haline gelen kent, özellikle Artemis Pergaia kültüyle ünlüydü.
Prof. Dr. Kepçe, kentin mimari yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Perge, antik dünyanın en görkemli kentlerinden biri. Stadyumu, tiyatrosu, agora, hamamları ve caddeleri ile döneminin en iyi korunmuş örneklerini sunuyor. Özellikle sütunlu caddesi ve anıtsal kapıları, ziyaretçiyi adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor."
Kazı Çalışmaları ve Buluntular
Perge'deki kazı çalışmaları, 1946 yılında İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından başlatıldı. O günden bu yana kesintisiz devam eden kazılar, kentin pek çok sırrını gün yüzüne çıkardı. Kazılarda, Roma dönemine ait mozaikler, heykeller, yazıtlar ve günlük yaşama dair binlerce eser bulundu. Özellikle agora bölgesinde ortaya çıkarılan mozaikler, dönemin sanat anlayışını gözler önüne seriyor.
Prof. Dr. Kepçe, kazı sürecinde karşılaştıkları zorluklara da değindi: "Perge, çok geniş bir alana yayılıyor ve her yıl yeni bir alanı kazmak, korumak ve restore etmek büyük bir emek istiyor. Ancak her yeni buluntu, kentin tarihine ışık tutuyor ve bize antik yaşamı daha iyi anlama fırsatı veriyor."
Turizm ve Kültürel Miras
Perge, sadece arkeolojik bir alan olmanın ötesinde, Türkiye'nin önemli turizm destinasyonlarından biri haline geldi. Her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turist, bu antik kenti ziyaret ediyor. Özellikle yaz aylarında düzenlenen kültürel etkinlikler, bölgenin canlılığını artırıyor. Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Perge'nin tanıtımına yönelik çalışmalarını sürdürürken, kentin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alması da dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Kepçe, turizmin kente olan etkisini şöyle değerlendirdi: "Turizm, hem ekonomik hem de kültürel anlamda Perge'ye önemli katkı sağlıyor. Ancak bu zenginliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için sürdürülebilir turizm politikaları şart."
Geleceğe Miras
Perge, geçmişin izlerini taşıyan ve geleceğe ışık tutan bir açık hava müzesi konumunda. Kazı çalışmalarının devam etmesi ve yeni buluntuların gün yüzüne çıkarılması, kentin tarihini daha da zenginleştiriyor. Arkeologlar, önümüzdeki yıllarda kentin daha fazla alanının kazılarak ziyarete açılacağını belirtiyor. Perge'nin, antik dünyanın incisi olarak anılmayı hak ettiği kesin. Bu eşsiz mirasın korunması, hem Türkiye'nin hem de dünyanın ortak sorumluluğudur.
Sonuç olarak, Perge Antik Kenti'nin tarihi, kazı çalışmaları ve turistik değeri, onu sadece bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda kültürel bir hazine haline getiriyor. Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe'nin önderliğinde yürütülen çalışmalar ve kentin tanıtımına yönelik adımlar, bu mirasın geleceğe taşınmasında kilit rol oynuyor.