Türkiye'de alışveriş merkezleri (AVM) ile perakende markaları arasındaki gerilim büyüyor. Birleşmiş Markalar Derneği'nin (BMD) temmuz ayı anketine göre, gıda dışı perakende markalarının yüzde 77'si AVM yönetimleriyle ortak alan giderleri konusunda ihtilaf yaşıyor. Bu oran, sektörün en önemli sorunlarından birini gözler önüne seriyor. BMD Başkanı Sinan Öncel, yüksek kira artışları ve artan işletme maliyetlerinin markaların kârlılığı üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtti. Anket, perakende sektörünün AVM’lerle yaşadığı anlaşmazlıkların boyutunu ortaya koyarken, çözüm için sektör paydaşlarının bir araya gelmesi gerektiğine işaret ediyor.
Anketin Detayları: İhtilafların Ana Nedeni Ortak Alan Giderleri
BMD’nin üyeleri arasında yaptığı temmuz ayı anketine katılan markaların yüzde 77’si, AVM yönetimleriyle ortak alan giderleri (OAG) kaleminde anlaşmazlık yaşadığını ifade etti. OAG; AVM’lerin ortak kullanım alanlarının (yürüyen merdivenler, asansörler, ısıtma-soğutma sistemleri, güvenlik, temizlik vb.) işletme ve bakım maliyetlerini içeriyor. Markalar, bu giderlerin şeffaf bir şekilde paylaşılmadığını ve fahiş oranlarda artırıldığını savunuyor. Ankete katılan markaların büyük çoğunluğu, AVM yönetimlerinin OAG kalemini keyfi olarak belirlediğini ve bu durumun sözleşmesel yükümlülüklerin ötesine geçtiğini dile getirdi.
Sinan Öncel konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Anket sonuçları, perakende sektörünün AVM’lerle yaşadığı sorunların ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Markalarımız, ortak alan giderlerinin adil ve şeffaf bir şekilde dağıtılmasını bekliyor. Ancak maalesef birçok AVM yönetimi, bu giderleri bir gelir kapısı olarak görüyor” ifadelerini kullandı. Öncel, yüksek kira artışlarının yanı sıra OAG’lerin de markaların üzerindeki mali yükü artırdığını vurguladı.
Yüksek Kira ve Maliyet Baskısı Sektörü Zorluyor
Anketin bir diğer dikkat çeken sonucu ise perakende markalarının büyük bölümünün kira ve maliyet artışlarından şikayetçi olması. Özellikle pandemi sonrası artan enflasyon ve döviz kuru dalgalanmaları, hem kira bedellerini hem de işletme giderlerini önemli ölçüde yükseltti. BMD verilerine göre, geçtiğimiz yıl AVM’lerdeki kira artışları yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşti. Bu durum, markaların kârlılığını ciddi şekilde etkilerken, bazı markalar mağaza kapatma veya küçülme kararı almak zorunda kalıyor.
Sinan Öncel, “Kira artışları ve ortak alan giderleri birleştiğinde, markaların maliyetleri dayanılmaz hale geliyor. Özellikle hazır giyim ve ayakkabı gibi gıda dışı sektörlerde faaliyet gösteren markalar, bu yükün altından kalkmakta zorlanıyor. Bu gidişat, sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor” dedi. Öncel, perakendede yaşanan bu sıkıntıların istihdama da olumsuz yansıyabileceği uyarısında bulundu.
Çözüm İçin Sektör Paydaşlarına Çağrı
BMD, yaşanan ihtilafların çözümü için AVM yönetimleri ve perakende markaları arasında diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Dernek, ortak alan giderlerinin hesaplanması ve dağıtılmasında uluslararası standartların uygulanmasını, şeffaflığın artırılmasını ve bağımsız denetim mekanizmalarının kurulmasını öneriyor. Ayrıca, kira artışlarında TÜFE’ye endeksli ve makul sınırlar içeren düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Perakende sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemi göz önüne alındığında, bu sorunların çözümü yalnızca markaların değil, tüm ekonominin yararına olacak. Sektör temsilcileri, hükümetten de bu konuda destek beklediklerini ifade ediyor. Öncel, “AVM’ler ile markalar arasındaki bu gerginlik, tüketiciye de yansıyor. Artan maliyetler fiyatlara yansıtılıyor, bu da enflasyonu körüklüyor. Bu nedenle, sorunun çözümü hem sektör hem de tüketici için kritik önem taşıyor” dedi.
Türkiye’de perakende sektörünün büyüklüğü ve istihdama katkısı düşünüldüğünde, AVM-marka ilişkilerindeki bu gerilimin sürdürülebilir bir iş modeliyle sonuçlanması gerekiyor. Aksi takdirde, önümüzdeki dönemde daha fazla markanın mağaza kapatması veya AVM’lerden çekilmesi gündeme gelebilir. Bu durum, hem AVM’lerin doluluk oranlarını düşürecek hem de tüketicilerin alışveriş deneyimini olumsuz etkileyecektir. Perakende sektörünün geleceği, tarafların ortak akılla hareket etmesine bağlı görünüyor.