ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Karayipler'de eş zamanlı askeri hareketliliği ve Başkan Donald Trump yönetiminin Küba'ya yönelik sertleşen söylemleri, Washington ile Havana arasındaki ilişkileri yeniden gerilimli bir döneme soktu. Pentagon, Küba'yı 'ulusal güvenliğe yönelik tehdit' olarak tanımlarken, bölgede son haftalarda dikkat çekici bir askeri yığınağın yapıldığı bildirildi. ABD'nin Florida'daki üslerine ek birlikler ve savaş uçakları sevk edilirken, Guantanamo Körfezi'ndeki deniz üssünde de faaliyetlerin arttığı gözlemleniyor.
Pentagon'un müdahale senaryoları
Pentagon yetkililerinin isimsiz olarak basına yansıyan değerlendirmelerine göre, Küba'ya yönelik olası bir askeri müdahale için üç ana senaryo masada yer alıyor. İlk senaryo, 'hassas darbe' olarak adlandırılan, Küba'nın askeri altyapısına yönelik sınırlı hava saldırılarını içeriyor. İkinci senaryo, 'deniz ablukası' ile Küba'nın ticari ve askeri limanlarının kontrol altına alınmasını öngörüyor. Üçüncü ve en kapsamlı senaryo ise, kara birliklerinin Guantanamo'dan ve denizden çıkarma yaparak Havana'ya ilerlemesini kapsayan 'tam ölçekli işgal' planı. Ancak uzmanlar, bu tür bir operasyonun lojistik zorluklarına ve uluslararası hukuki sonuçlarına dikkat çekiyor.
Artan askeri hareketlilik
Son 10 gün içinde ABD Donanması'na ait iki savaş gemisinin Karayipler'de konuşlandırıldığı, Florida'daki Homestead Hava Kuvvetleri Üssü'ne ise ek F-16 ve A-10 savaş uçaklarının indiği doğrulandı. Ayrıca, Güney Komutanlığı'na bağlı özel kuvvetlerin Porto Riko'da tatbikat yaptığı bildirildi. Bu hamleler, Trump yönetiminin Küba'ya yönelik 'maksimum baskı' politikasının askeri ayağını oluşturuyor. Beyaz Saray'dan yapılan son açıklamada, 'Küba'daki rejimin insan hakları ihlalleri ve bölgesel istikrarsızlığa katkısı' gerekçe gösterilerek, 'gerekli tüm seçeneklerin masada olduğu' vurgulandı.
Küba'nın tepkisi ve uluslararası boyut
Küba yönetimi ise ABD'nin bu hamlelerini 'provokasyon' olarak nitelendirerek, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, yaptığı ulusal televizyon konuşmasında, 'Ülkemiz bağımsızlığını korumak için her türlü savunma tedbirini alacaktır' dedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Küba'ya yönelik askeri hazırlıklarını 'kabul edilemez' bulduğunu açıklarken, Çin de 'bölgedeki egemen devletlerin içişlerine karışılmaması' çağrısı yaptı. Uzmanlar, ABD'nin bu adımlarının, Soğuk Savaş dönemini anımsatan bir tırmanışa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız analistler, Trump yönetiminin Küba konusunu seçim döneminde iç siyasi malzeme olarak kullanma olasılığına dikkat çekerken, Pentagon'un planlarının henüz uygulanabilir olmadığı, ancak diplomatik baskı aracı olarak kullanıldığı yorumunu yapıyor. Bölgede tansiyonun yükselmesi, uluslararası toplumun da dikkatini Karayipler'e çevirmesine neden oldu. Önümüzdeki günlerde ABD ve Küba arasındaki gerginliğin nasıl şekilleneceği, hem bölgesel hem de küresel açıdan yakından izleniyor.