Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki semt pazarında yaz meyvelerinin fiyatları adeta cep yaktı. Kilosu 100 ile 250 lira arasında değişen şeftali, kayısı, karpuz ve üzüm gibi meyveler, vatandaşın bütçesini zorluyor. Pazara alışverişe gelen yurttaşlar, tezgahlardaki yüksek fiyatlar karşısında şaşkınlık yaşarken, bir vatandaş durumu çarpıcı sözlerle özetledi: "Alamıyoruz, bakıp bakıp geçiyoruz işte." Bu ifade, pazardaki genel havanın özeti gibiydi. Esnaf ise fiyatların artmasında üretim maliyetlerindeki yükselişi ve mevsimsel koşulları gerekçe gösteriyor.
Fiyatlar tavan yaptı, vatandaş çaresiz
Kadirli'nin en işlek semt pazarlarından birinde kurulan tezgahlarda yaz meyvelerinin fiyat etiketleri dikkat çekiyor. Şeftalinin kilosu 150-200 lira, kayısının kilosu 100-150 lira, karpuzun kilosu 25-40 lira, üzümün kilosu ise 150-250 lira arasında satılıyor. Bu fiyatlar, özellikle dar gelirli aileler için meyve tüketimini lüks haline getirmiş durumda. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışan Mustafa Bey, "Üç çocuğum var, hepsi meyve seviyor. Ama bu fiyatlarla haftada bir kez bile alamıyoruz. Çocuklarımın yüzüne bakamıyorum" diyerek sitemini dile getiriyor. Benzer şekilde, pazarda alışveriş yapan bir ev hanımı olan Hatice Teyze, "Geçen sene bu zamanlar karpuzun kilosu 5 liraydı, şimdi 40 lira. Bu nasıl iş anlamıyorum" şeklinde konuşuyor.
Esnaf da zor durumda
Pazarcı esnafı da durumdan memnun değil. Satışların geçen yıla göre yarı yarıya düştüğünü belirten pazarcı Ahmet Usta, "Biz de fiyatları düşürmek istiyoruz ama mazot, gübre, ilaç derken maliyetlerimiz inanılmaz arttı. Üreticiden bu fiyatlara alıyoruz, biz de satmak zorundayız. Ama kimse almıyor, mal elimizde kalıyor" diye konuşuyor. Bir diğer pazarcı olan Veli Kaya ise, "Tezgah kirası, nakliye, hepsi biniyor. Vatandaş haklı ama bizim de başka çaremiz yok" ifadelerini kullanıyor.
Ekonomik krizin yansımaları
Uzmanlar, yaz meyvelerindeki bu fiyat artışını genel enflasyon ve tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa bağlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon oranı yüzde 70'i aşarken, gıda fiyatlarındaki artış bu ortalamanın da üzerinde seyrediyor. Özellikle enerji ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, üreticiyi zorlarken, bu durum doğrudan market ve pazar fiyatlarına yansıyor. Ziraat Odası yetkilileri ise, üreticilerin maliyetlerinin altında kazanç elde ettiğini, asıl sorunun aracılar ve market zincirlerindeki fahiş kar marjları olduğunu savunuyor. Kadirli Ziraat Odası Başkanı Salih Kılıç, "Üretici emeğinin karşılığını alamıyor. Aradaki farkı kim alıyor, belli değil. Bu durum hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ediyor" dedi.
Çözüm çabası
Vatandaşın meyve tüketimini artırmak ve fiyatları dengelemek için çeşitli öneriler gündeme geliyor. Tarım Bakanlığı'nın zaman zaman yaptığı ucuz ürün satışları ve pazar denetimleri, bazı kesimler tarafından yetersiz bulunuyor. Tüketici dernekleri ise, doğrudan üreticiden tüketiciye satış için kooperatiflerin yaygınlaştırılması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, hal kayıt sisteminin etkinleştirilmesi ve aracıların denetlenmesi de çözüm önerileri arasında. Kadirli'deki pazarcılar ise, yetkililerin bu konuya el atmasını bekliyor. Vatandaşlar, pazarda gezinirken, tezgahlardaki meyvelere imrenerek bakıyor ama cüzdanlarını çıkarmaktan kaçınıyor. "Bu gidişle kışın ne olacak?" sorusu ise herkesin dilinde.
Türkiye genelinde enflasyonla mücadelenin sürdüğü bu dönemde, gıda fiyatlarındaki artış toplumun her kesimini etkiliyor. Yaz meyvelerinin bu hali, ekonomik krizin en acı yüzünü gözler önüne seriyor. Vatandaşın "Alamıyoruz, bakıp bakıp geçiyoruz" isyanı, aslında pek çok kişinin ortak duygusunu ifade ediyor. Bu durum, ekonomik politikaların sürdürülebilirliği ve toplumun temel ihtiyaçlara erişimi açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.