İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, vatandaşların kişisel verilerine yasa dışı dijital panel sistemleri üzerinden eriştiği belirlenen 29 hukuk bürosuna yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 35 şüpheliden 31'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü ise tutuklama talebiyle mahkemeye gönderildi.
Operasyonun kapsamı ve şüphelilerin durumu
Edinilen bilgilere göre, İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, 'HukukBİS', 'AsistBİS' ve benzeri isimlerle anılan yasa dışı dijital panel sistemleri üzerinden kişisel verilere izinsiz erişim sağlandığı tespit edildi. Bu sistemlerin, hukuk büroları tarafından müvekkil bilgilerine ulaşmak, icra takibi başlatmak veya borçlu sorgulamak amacıyla kullanıldığı öne sürülüyor. Ancak söz konusu panellerin, yalnızca avukatlık mesleğiyle sınırlı kalmayıp, vatandaşların özel bilgilerini içeren geniş bir veri tabanına yasa dışı yollarla erişim sağladığı belirtiliyor.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan 35 şüpheli, emniyetteki sorgularının ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 31'i adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, 4 şüpheli hakkında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk işlemi yapıldı. Adli kontrol kararı alan şüphelilerin, yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza atma gibi yükümlülüklere tabi tutulduğu öğrenildi.
Yasa dışı panel sistemleri nedir?
Son yıllarda yaygınlaşan 'panel' olarak adlandırılan yasa dışı dijital platformlar, çeşitli veri tabanlarından elde edilen kişisel bilgileri (kimlik, adres, telefon, araç plakası, tapu kaydı, sağlık raporları vb.) bir araya getirerek kullanıcılara sunuyor. Bu sistemlere genellikle belirli bir ücret karşılığında erişim sağlanıyor. Özellikle hukuk büroları, icra takip süreçlerini hızlandırmak için bu panelleri kullanabiliyor. Ancak bu tür erişimler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na (KVKK) aykırılık teşkil ediyor ve ciddi hukuki yaptırımları beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, bu panellerin sadece avukatlar tarafından değil, dolandırıcılık, tehdit, şantaj gibi suçları işleyen kişilerce de kullanıldığına dikkat çekiyor. Vatandaşların en mahrem bilgilerinin bu platformlar üzerinden alınıp satılması, büyük bir güvenlik açığı oluşturuyor. Soruşturma kapsamında, bu panellere veri sağlayan kaynakların da araştırıldığı ve operasyonun genişletilebileceği ifade ediliyor.
Hukuki süreç ve benzer operasyonlar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, son aylarda kişisel verilere yönelik yasa dışı erişim iddialarına karşı bir dizi operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyonlarda, hem panel sistemlerini geliştiren yazılımcılar hem de bu sistemleri kullanan hukuk büroları hedef alındı. Daha önceki operasyonlarda da benzer suçlamalarla bazı avukatlar ve bilişim uzmanları gözaltına alınmıştı. Bu son operasyon, söz konusu soruşturmaların bir devamı niteliğinde.
Adli kontrol kararı verilen şüpheliler hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek' ve 'bilişim sistemleri aracılığıyla veri kopyalamak' suçlamaları yöneltiliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden, depolayan veya başkasına veren kişiler 2 ila 4 yıl arasında hapis cezası ile karşılaşabiliyor. Eğer bu veriler kamu görevlisi tarafından veya mesleki sıfatın kötüye kullanılması suretiyle elde edilmişse ceza yarı oranında artırılabiliyor.
Vatandaşlar için uyarılar
Bilişim hukuku uzmanları, vatandaşların kişisel verilerinin bu tür yasa dışı panellerde yer alıp almadığını kontrol etmelerinin zor olduğunu, ancak bazı ipuçlarıyla hareket edilebileceğini belirtiyor. Örneğin, sürekli olarak tanımadığınız kişilerden gelen aramalar, mesajlar veya e-postalar, verilerinizin sızdırıldığına işaret edebilir. Ayrıca, e-devlet üzerinden yapılan sorgulamalarda olağan dışı hareketlilik fark edilirse, durum yetkili mercilere bildirilmeli.
Avukatların bu tür panellere erişiminin yasal olup olmadığı konusunda ise Türkiye Barolar Birliği'nin çeşitli düzenlemeleri bulunuyor. Avukatlar, yalnızca vekaletname ile yetkili oldukları dosyalar kapsamında müvekkillerinin bilgilerine erişebilir. Vekaletname olmadan üçüncü kişilerin verilerine ulaşmak, meslek etiğine aykırı olduğu gibi suç teşkil ediyor.
Bu son operasyon, dijital çağda kişisel veri güvenliğinin ne kadar kritik bir mesele haline geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Devletin yürüttüğü soruşturmalar ve operasyonlar, caydırıcılık açısından önemli olsa da, asıl çözümün veri güvenliği bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması ve yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması olduğu belirtiliyor. Vatandaşların da kendi verilerini korumak adına şüpheli durumlarda harekete geçmesi ve yasal haklarını kullanması gerekiyor. Yasa dışı panel sistemlerinin tamamen ortadan kaldırılması için hem teknolojik hem de hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi şart.