İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yaşayan 38 yaşındaki Burak Baykan, pandemi döneminde edindiği bitki hobisi sayesinde apartman dairesini yaklaşık 500 bitkiden oluşan bir bahçeye dönüştürdü. Üç yıl önce birkaç saksı bitkisiyle başlayan serüven, bugün evinin her köşesini saran dev bir koleksiyona dönüştü. Baykan, bitkilerin bakımına günde ortalama iki saat ayırıyor.
Bir hobinin doğuşu
Pandeminin ilk aylarında evde vakit geçirmek zorunda kalan Burak Baykan, bir arkadaşının tavsiyesiyle birkaç sukulent alarak bitki yetiştirmeye başladı. Kısa sürede bu hobisi büyüdü ve farklı türlerde bitkiler edinmeye yöneldi. Monstera, kauçuk, salon sarmaşığı, kaktüs ve orkide gibi popüler ev bitkilerinin yanı sıra nadir türlere de yönelen Baykan, koleksiyonunu bugün 500'e ulaştırdı. Bitkilerin çoğu, evin güney cephesindeki geniş pencerelerden aldığı doğal ışıkla büyüyor. Sulama, gübreleme ve saksı değişimi gibi bakım işlemlerini titizlikle yürüten Baykan, bitkilerin sağlıklı kalması için nem ve sıcaklık dengesini de kontrol ediyor.
Apartman dairesinde bahçe hayali
Baykan'ın evi, İstanbul'un beton yığınları arasında bir vaha gibi. Salon, mutfak, banyo ve hatta balkon dahil her alan bitkilerle dolu. Duvarlarda raflar, zeminde sehpalar ve asılı saksılar ile üç boyutlu bir yeşillik oluşturulmuş durumda. Baykan, bitkilerin sadece dekoratif değil, aynı zamanda psikolojik olarak da rahatlatıcı etkisi olduğunu belirtiyor. Günlük stres atmak için bitkilerle ilgilendiğini söyleyen Baykan, bu hobinin pandemi sonrası hayatında kalıcı bir yer edindiğini vurguluyor. Ayrıca, bitki bakımının sabır ve özveri gerektirdiğini, her bitkinin farklı ihtiyaçları olduğunu ve bu nedenle sürekli öğrenme süreci yaşadığını ifade ediyor.
Bitkilerin faydaları ve ileriye dönük planlar
Ev bitkileri, havayı temizleme, nem dengesi sağlama ve ruh sağlığını iyileştirme gibi birçok fayda sunuyor. Baykan, bu faydaların yanı sıra bitkilerin evine getirdiği doğal güzelliğin de paha biçilemez olduğunu söylüyor. Gelecekte koleksiyonunu daha da büyütmeyi ve nadir türler yetiştirmeyi planlayan Baykan, bitki bakımıyla ilgili deneyimlerini sosyal medyada paylaşarak başkalarına da ilham oluyor. Pandemi sonrası şehir hayatında doğaya özlem duyan birçok kişi için Baykan'ın hikayesi, evde yeşil bir alan yaratmanın mümkün olduğunu gösteriyor.
Burak Baykan'ın hikayesi, pandeminin getirdiği kısıtlamaların yaratıcı çözümlerle nasıl aşılabileceğine dair güzel bir örnek. Şehirleşmenin artmasıyla birlikte insanların doğayla bağ kurma ihtiyacı her geçen gün büyüyor. Baykan gibi bireyler, küçük alanlarda bile büyük yeşil köşeler oluşturmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor. Bu tür hikayeler, kent yaşamında doğanın yerini hatırlatması açısından önem taşıyor.