Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptına atıfta bulunarak, İslamabad'ın bu anlaşmada balistik füzelerin hiçbir zaman gündeme gelmediğini açıkladı. Şerif, İslamabad'daki basın toplantısında, ABD-İran mutabakatının bölgesel istikrar için önemli bir adım olduğunu vurgularken, Pakistan'ın nükleer ve balistik füze programlarının tamamen bağımsız olduğunu belirtti.
Şerif'ten Açıklamalar
Şahbaz Şerif, konuşmasında ABD ve İran arasında varılan mutabakatın nükleer meselelerle sınırlı olduğunu, balistik füzelerin ise bu kapsamda ele alınmadığını ifade etti. Pakistan'ın füze programının savunma amaçlı olduğunu ve uluslararası yükümlülüklere uygun şekilde yürütüldüğünü söyleyen Şerif, “Balistik füzeler Pakistan için egemenlik meselesidir ve hiçbir dış baskı altında müzakere masasına konmamıştır” dedi. Başbakan, ülkesinin nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine saygı duyduğunu da ekledi.
ABD-İran Mutabakatı
ABD ile İran arasında varılan mutabakat, tarafların nükleer faaliyetler konusunda anlaşmaya varmasını ve bölgedeki gerilimi azaltmayı hedefliyor. Mutabakatın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini sınırlandırması ve uluslararası denetimlere izin vermesi bekleniyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, anlaşmanın Güney Asya'daki istikrara katkı sağlayacağını umduğunu belirtti.
Bölgesel Yansımalar
Pakistan'ın bu tutumu, özellikle Hindistan'ın nükleer ve balistik füze kapasitesine karşılık olarak şekilleniyor. Bölge uzmanları, Pakistan'ın balistik füze programının caydırıcılık amacı taşıdığını ve bu nedenle müzakereye kapalı olduğunu belirtiyor. Öte yandan, ABD-İran mutabakatının Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinde de yankı bulması bekleniyor. Bu ülkeler, İran'ın nükleer programına karşı endişelerini dile getirse de, diyaloğu desteklediklerini ifade ediyor.
Pakistan'ın Duruşu
İslamabad yönetimi, balistik füzeler konusundaki kararlılığını sık sık vurgularken, uluslararası toplumdan bu konuda anlayış bekliyor. Şerif, “Pakistan'ın füze programı hiçbir ülkeyi tehdit etmez, yalnızca savunma amaçlıdır” diye konuştu. Ülke, ayrıca Çin'le olan stratejik ortaklığı çerçevesinde füze teknolojisi alanında iş birliğine devam ediyor.
Ancak bu durum, Batılı ülkelerin Pakistan'a yönelik yaptırım endişelerini artırabilir. ABD, daha önce Pakistan'ın balistik füze programı nedeniyle bazı yaptırımlar uygulamıştı. Şimdi ise yeni mutabakatın, Islamabad'ın tutumunda bir değişikliğe yol açıp açmayacağı merak konusu.
Değerlendirme: Bölgesel Dengeler ve Bağımsızlık Vurgusu
Pakistan Başbakanı'nın bu açıklaması, ülkenin bölgesel güç dengesi içindeki konumunu pekiştirme çabası olarak okunabilir. ABD-İran mutabakatı, Ortadoğu'da yeni bir dönemi işaret ederken, Pakistan kendi stratejik çıkarlarını koruma altına almak istiyor. Balistik füzelerin müzakere dışı tutulması, Pakistan'ın egemenlik vurgusunun altını çiziyor. Bununla birlikte, uluslararası toplumun bu konuda daha fazla baskı yapması durumunda, İslamabad'ın esneklik göstermesi olası görünmüyor. Özetle, Pakistan ABD-İran mutabakatını desteklerken, kendi füze programının dokunulmazlığını ilan ederek bölgesel jeopolitikteki bağımsız duruşunu sürdürüyor.