Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasındaki anlaşmanın her zamankinden daha yakın olduğunu belirterek, "24 saat içinde sonuçlanabilir" dedi. Şerif, başkent İslamabad'da düzenlediği basın toplantısında, iki ülke arasındaki müzakerelerin kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı. Anlaşmanın imzalanması halinde bölgesel istikrara önemli katkı sağlayacağını ifade eden Şerif, Pakistan'ın arabuluculuk rolüne de dikkat çekti.
Anlaşmanın Detayları ve Beklentiler
ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin odağında, İran'ın nükleer programına ilişkin kısıtlamalar ve ABD'nin uyguladığı yaptırımların hafifletilmesi yer alıyor. Tarafların, uranyum zenginleştirme seviyesinin sınırlandırılması ve uluslararası denetimlere izin verilmesi konularında prensipte anlaştığı belirtiliyor. Anlaşma metninin büyük ölçüde tamamlandığı, ancak bazı teknik detayların henüz netleşmediği ifade ediliyor.
Şahbaz Şerif, Pakistan'ın iki ülke arasında güven artırıcı adımlar atılmasına yardımcı olduğunu söyledi. "Biz sadece bir köprü görevi gördük. Tarafların birbirine güvenmesini sağlamak için elimizden geleni yaptık" diyen Şerif, anlaşmanın bölgede barış ve istikrarı güçlendireceğine inandığını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Uzmanlar, ABD-İran anlaşmasının Ortadoğu'da dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor. Anlaşmanın, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını içermesi halinde, ülkenin petrol ihracatını artırması ve küresel enerji piyasalarında arz fazlasına yol açması bekleniyor. Ayrıca, İran'ın bölgedeki nüfuzunun artması, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde endişeyle karşılanıyor.
Pakistan'ın arabuluculuk rolü, ülkenin uluslararası alandaki itibarını da artırıyor. Şahbaz Şerif, bu süreçte ABD ve İranlı yetkililerle birçok kez bir araya geldi. İslamabad'ın, İran'la sınır komşusu olması ve ABD'yle de iyi ilişkiler sürdürmesi, arabuluculuk için ideal bir konum oluşturuyor.
Öte yandan, İsrail ve bazı Körfez ülkeleri, anlaşmanın İran'ın nükleer programını tamamen durdurmayacağı gerekçesiyle endişeli. ABD yönetimi ise anlaşmanın bölgesel güvenlik için en iyi seçenek olduğunu savunuyor. Anlaşmanın 24 saat içinde imzalanması halinde, dünya kamuoyunun yakından takip ettiği bu süreç yeni bir aşamaya geçecek.