Yeni Parti (YP) Milletvekili Ümit Özlale'nin Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş hakkında dile getirdiği fon iddiaları, bakanların belgeli açıklamalarıyla asılsız kaldı. Özlale, iddialarının çürütülmesinin ardından özür dilemek yerine konuyu farklı bir noktaya çekmeye çalıştı.
İddialar ve Belgeli Yanıtlar
Özlale, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın bir sukuk yatırımı yaptığını ve bunun usulsüz olduğunu öne sürmüştü. Ancak Bakan Bolat, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu işlemin yasal bir sukuk yatırımı olduğunu belgeleriyle ortaya koydu. Bolat, "Sukuk, uluslararası finans piyasalarında yaygın olarak kullanılan ve yasal çerçevesi net olan bir yatırım aracıdır. İddia edilenin aksine, tüm işlemler mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiştir" ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş hakkında Özlale'nin "830 milyon liralık fonu usulsüz kullandı" iddiası da Bakanlık tarafından yalanlandı. Göktaş, yaptığı açıklamada söz konusu fonun dar gelirli ailelere ve sosyal yardım projelerine aktarıldığını, harcamaların denetim raporlarıyla şeffaf olduğunu vurguladı. Bakanlık, 830 milyon liranın tamamının sosyal konut, engelli bakımı ve çocuk esirgeme hizmetlerinde kullanıldığını belgeleyen resmi evrakları kamuoyuyla paylaştı.
Özlale'den Özür Beklentisi Karşılıksız Kaldı
Belgelerin ortaya çıkmasının ardından kamuoyunda Özlale'nin özür dilemesi beklenirken, YP'li vekil sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Asıl sorgulanması gereken bu kadar büyük fonların nasıl yönetildiğidir" diyerek konuyu saptırmaya çalıştı. Özlale, iddialarını geri çekmediği gibi, belgelerin kendisini doğruladığını öne sürdü. Ancak uzmanlar, Özlale'nin elindeki bilgilerin yanlış yorumlandığını ve bakanların açıklamalarının iddiaları çürüttüğünü belirtiyor.
TBMM kulislerinde Özlale'nin tutumu "siyasi nezaketsizlik" olarak değerlendiriliyor. Muhalefet partilerinden bazı isimler bile Özlale'ye "belgeler ortadayken özür dilemelisin" çağrısı yaptı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, konuya ilişkin yaptığı açıklamada "İftira atanlar, belgeler karşısında susmayı değil, üste çıkmayı seçiyor. Bu, siyasetin kalitesini düşürüyor" dedi.
Fon İddialarının Arka Planı
Özlale'nin iddiaları, son dönemde muhalefetin bakanlar üzerinden yürüttüğü yıpratma siyasetinin bir parçası olarak görülüyor. Ticaret Bakanı Bolat'a yönelik sukuk iddiası, aslında 2023 yılında yapılan ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından onaylanan bir ihraca dayanıyor. Bolat'ın kişisel portföyünde yer alan sukuk, uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından da yatırım yapılabilir seviyede değerlendirilmişti. Bakan Bolat, "Bu tür yatırımlar, Türkiye'nin finansal çeşitliliğini artırmak için teşvik edilmektedir. Şahsım üzerinden yürütülen karalama kampanyası, ülke ekonomisine zarar verme amacı taşımaktadır" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 830 milyon liralık fonu ise 2024 yılı bütçesinde yer alan ve Sayıştay denetiminden geçen bir kalem. Bakan Göktaş, "Bu fon, 81 ilde 250 bin aileye ulaşan sosyal yardım programlarımızın can damarıdır. Her kuruşun hesabı mevcuttur. İftira atanlar, bu hizmetleri gölgelemeye çalışıyor" dedi. Bakanlık, fonun dağıtımına ilişkin tüm belgeleri ve denetim raporlarını basınla paylaştı.
Siyasi Analiz: İftira Siyaseti Tutmadı
Yaşanan gelişmeler, muhalefetin "belge" vurgusuyla yürüttüğü iddiaların nasıl hızlı bir şekilde çöktüğünü gösteriyor. Özlale'nin belgelerle çürütülmesine rağmen özür dilememesi, siyasi etik açısından tartışma yaratırken, kamuoyunda da infial oluşturdu. Sosyal medyada "Özlale istifa" etiketi kısa sürede gündem oldu. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Kızılkaya, "Muhalefet, iktidarı yıpratmak için asılsız iddialara başvurdukça kendi güvenilirliğini kaybediyor. Bu olay, belgeli siyasetin önemini bir kez daha ortaya koydu" değerlendirmesinde bulundu.
Özlale'nin iddialarının merkezinde yer alan "fon" kavramı, aslında Türkiye'de sosyal devlet anlayışının bir parçası. Ancak muhalefetin bu tür iddiaları sık sık gündeme getirmesi, gerçek sorunların konuşulmasını engelliyor. Önümüzdeki günlerde Özlale'nin yeni belgelerle mi yoksa yeni iddialarla mı ortaya çıkacağı merak konusu. Ancak şu bir gerçek ki, iftira siyaseti bu kez belgelere çarptı ve geri tepti.