CHP'deki 'mutlak butlan' sürecinin ardından yapılan bir kamuoyu araştırması, partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik öfkenin, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyulan öfkeyle neredeyse eşit olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Özgür Özel'in olası yeni partisi, seçmenin yüzde 33-37'sinin desteğini alıyor.
Kılıçdaroğlu'na öfke Erdoğan düzeyinde
Araştırma, CHP seçmenleri arasında Kılıçdaroğlu'na duyulan tepkinin, Erdoğan'a duyulan tepkiyle neredeyse aynı seviyede olduğunu gösteriyor. Bu durum, CHP içinde yaşanan 'mutlak butlan' sürecinin partide derin yaralar açtığını ve seçmen nezdinde bir hayal kırıklığı yarattığını belgeliyor. Özellikle 2023 genel seçimlerinde yaşanan başarısızlık sonrası başlayan muhalefet ve ardından gelen kongre sürecinin, Kılıçdaroğlu'nun popülaritesine ciddi darbe vurduğu anlaşılıyor.
Özgür Özel'in yeni partisi yüzde 37'ye dayandı
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in kuracağı yeni bir siyasi oluşumun yüzde 33-37 aralığında destek bulması. Bu oran, mevcut CHP'nin son seçimlerde aldığı oy oranının üzerinde. Özel'in partisi, merkez solda yeni bir alternatif olarak konumlanırken, mevcut CHP seçmeninin önemli bir kısmının yanı sıra, muhalif ancak partisiz seçmenlerden de oy alabileceği öngörülüyor.
Mutlak butlan süreci ve CHP'deki kırılma
'Mutlak butlan' kavramı, son dönemde CHP içinde sıkça kullanılmaya başlandı. Bu ifade, partinin 38. olağan kurultayında yapılan seçimlerin hukuka aykırı olduğu ve geçersiz sayılması gerektiği yönündeki iddiaları tanımlıyor. Kılıçdaroğlu'na yakın isimler tarafından dile getirilen bu görüş, partide yeni bir gerilim dalgası yaratmış durumda. Ayrıca, CHP'de tüzük kurultayı talepleri ve yerel seçim sonrası strateji tartışmaları da yaşanırken, Özgür Özel'in olası bir parti kurması halinde CHP'de büyük bir bölünmenin yaşanabileceği belirtiliyor.
Araştırma ayrıca, CHP seçmeninin yüzde 40'ının parti içi muhalefeti desteklediğini, yüzde 30'unun ise kararsız olduğunu ortaya koydu. Bu veriler, CHP'nin önümüzdeki dönemde önemli bir siyasi dönüşümün eşiğinde olduğunu gösteriyor.