Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Diyarbakır'da cadde, sokak ve yönlendirme tabelalarının Türkçe ve Kürtçe olarak iki dilli hazırlanmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Özdağ, başvurusunda yargıyı harekete geçmeye davet ederek, söz konusu uygulamanın yasalara aykırı olduğunu savundu.
Suç Duyurusunun Gerekçesi
Özdağ, suç duyurusu dilekçesinde, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin kent genelinde bazı tabelaları iki dilli hale getirmesinin "Anayasa'nın ilgili maddelerine ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini" öne sürdü. Dilekçede, tabelaların sadece Türkçe olması gerektiği belirtilerek, aksi uygulamanın "milli birlik ve beraberliği zedeleyeceği" ifade edildi.
Özdağ, başvuru sonrası yaptığı açıklamada, "Bu konuda yargıyı harekete geçmeye davet ediyoruz. Onun için de bu suç duyurusunda bulunduk. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir. Kamusal alanda yapılan her türlü yazı ve işaretlemenin Türkçe olması gerekir. Diyarbakır'da yaşanan bu durum, açık bir şekilde mevzuata aykırıdır ve yargının gereğini yapacağına inanıyoruz." dedi.
Diyarbakır'daki Uygulama ve Tepkiler
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz aylarda kentin çeşitli noktalarındaki tabelaları yenileyerek Türkçe'nin yanı sıra Kürtçe ifadeler eklemişti. Belediye yetkilileri, uygulamanın kentin kültürel mozaiğini yansıtmak ve yerel halkın taleplerini karşılamak amacıyla yapıldığını belirtmişti. Ancak bu adım, özellikle milliyetçi çevrelerde tepkiyle karşılanmıştı.
Zafer Partisi, konuyu daha önce de gündeme getirmiş, parti sözcüleri çeşitli açıklamalarla uygulamayı eleştirmişti. Özdağ'ın son hamlesiyle birlikte tartışma yargıya taşınmış oldu. Suç duyurusunun ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın konuyu inceleyerek bir karar vermesi bekleniyor.
Yasal Çerçeve ve Benzer Tartışmalar
Türkiye'de kamusal alanda kullanılacak diller, Anayasa'nın 3. maddesinde belirtilen "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir." hükmü çerçevesinde düzenleniyor. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 12. maddesi, belediyelerin hizmetlerde Türkçe kullanmasını zorunlu kılıyor. Ancak farklı dillerde tabela kullanımına ilişkin doğrudan bir yasak bulunmuyor; uygulama daha çok yönetmelikler ve idari kararlarla şekilleniyor.
Geçmişte de benzer tartışmalar yaşanmıştı. Örneğin, 2010'lu yıllarda bazı belediyelerin iki dilli tabela uygulamaları yargıya taşınmış, Danıştay'dan çıkan kararlar belediyelerin takdir yetkisini vurgulamıştı. Son yıllarda ise özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki belediyeler, yerel halkın talebi doğrultusunda farklı dillerde hizmet sunma yönünde adımlar atmıştı. Bu adımlar, siyasi partiler arasında zaman zaman gerilime yol açmıştı.
Özdağ'ın Siyasi Konumu ve Hedefleri
Ümit Özdağ, son dönemde özellikle göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan bir siyasi figür. Zafer Partisi, 2023 seçimlerinde ittifak içinde yer almış, ardından bağımsız hareket etmeye başlamıştı. Özdağ, sık sık "Türkçe'nin korunması" ve "milli değerler" vurgusu yaparak tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Bu suç duyurusu da partinin hassasiyetlerini yansıtan bir adım olarak değerlendiriliyor.
Suç duyurusunun yargı sürecine etkisi ve olası sonuçları önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Konu, Türkiye'nin uzun süredir tartıştığı kimlik ve dil politikaları ekseninde yeni bir hukuki boyut kazanmış durumda. Diyarbakır'daki uygulamanın devamı halinde benzer suç duyurularının diğer illere de yayılabileceği öngörülüyor.