Osmanlı İmparatorluğu denildiğinde akla genellikle padişahlar, savaşlar ve saray yaşamı gelir. Ancak arşivlerde bambaşka bir Osmanlı daha var: Kocası tarafından terk edilmiş, nafakasını alamayan, yoksullukla boğuşan ve sesini duyurabilmek için devlete arzuhal üstüne arzuhal yazmak zorunda kalan kadınların Osmanlısı. Anayasa Mahkemesi eski başkanvekili ve tarihçi Prof. Dr. Ahmet Özcan'ın araştırmasına göre, 17. ve 19. yüzyıllar arasında yazılmış binlerce kadın dilekçesi bulunuyor. Bu belgeler, Osmanlı toplumunun görünmeyen yüzünü ve kadınların hukuk mücadelesini gözler önüne seriyor.
Nafaka talepli arzuhaller
Osmanlı arşivlerinde yer alan belgeler, kadınların çoğunlukla nafaka, boşanma ve terk edilme gibi konularda devlete başvurduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Özcan'ın incelediği yüzlerce arzuhalde, kadınlar kocalarının kendilerini ve çocuklarını terk ettiğini, geçimlerini sağlayamadıklarını anlatarak mahkemelere veya doğrudan padişaha başvuruyor. Dilekçelerde kadınların imza yerine genellikle mührünü kullandığı, okuma yazma bilmeyenlerin ise arzuhalciler aracılığıyla dilekçe yazdırdığı görülüyor. Bu belgeler, Osmanlı'da kadınların hukuki haklarını arama konusunda ne kadar aktif olduğunu ortaya koyuyor.
Arşivlerdeki sesler: "Beni ve çocuklarımı aç bıraktı"
Örnek bir arzuhalde İstanbullu bir kadın, kocasının kendisini ve üç çocuğunu terk ederek başka bir şehre gittiğini, bu nedenle nafaka alamadığını ve açlıkla karşı karşıya kaldığını anlatıyor. Bir başka dilekçede ise kadın, kocasının kendisini dövdüğünü ve evden kovduğunu belirterek devletin müdahalesini istiyor. Osmanlı hukuk sistemi, Şer'i mahkemeler ve örfi hukuk çerçevesinde kadınlara nafaka talep etme hakkı tanıyordu. Ancak uygulamada kadınların bu hakka erişimi zor oluyor; çoğu zaman mahkeme kararlarına rağmen nafaka toplanamıyor veya kocalar bulunamıyordu. Prof. Dr. Özcan, bu arzuhallerin dönemin sosyal sorunlarına ışık tuttuğunu belirtiyor: "Bu belgeler, Osmanlı'da kadınların yalnızca pasif kurbanlar olmadığını, aksine hukuk yoluyla haklarını arayan aktif bireyler olduğunu gösteriyor."
Arzuhallerin bugüne yansımaları
Osmanlı arşivlerindeki bu binlerce belge, günümüzde de kadınların nafaka mücadelesinin tarihsel köklerini anlamak açısından önem taşıyor. Türkiye'de nafaka davaları hala kadınların en çok başvurduğu hukuki yollardan biri. Bugün nafaka konusu kamuoyunda sıkça tartışılırken, Osmanlı arşivleri bu sorunun yüzyıllar öncesine dayandığını gösteriyor. Prof. Dr. Özcan, "Bugün nafaka kavramı tartışılırken, tarihsel arka planı göz ardı edilmemeli. Osmanlı'da da benzer sorunlar yaşanmış, kadınlar devlete başvurarak çözüm aramış" diyor. Arşiv çalışmalarının artmasıyla birlikte, Osmanlı toplumunun bu görünmeyen yüzü daha fazla gün yüzüne çıkacak gibi görünüyor.