7 Şubat 2025 tarihinde Atatürk Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi'ndeki bir tütün ürünleri dükkanında meydana gelen olayda, Fatma K. (45), kendisine 23 yıl boyunca psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayan eşi Ali K.'yı (50) bıçaklayarak öldürdü. Gözaltına alınan Fatma K., emniyette verdiği ifadesinde yıllardır süren istismarın boyutlarını ve nihayetinde cinayete sürüklenişini anlattı.
23 yıllık şiddet sarmalı
Fatma K., 2002 yılında aile zoruyla evlendiği Ali K.'nın ilk yıldan itibaren şiddet göstermeye başladığını söyledi. İfadesinde, ‘Beni sürekli aşağılıyor, kadınlığımdan utanmama neden oluyordu. ‘Senin gibi kadın mı olur? diyerek beni küçük düşürüyordu. 23 yıl boyunca her gün aynı kabusu yaşadım’ dedi. Çiftin iki çocuğu olduğunu ve çocuklarının da şiddete tanıklık ettiğini belirten kadın, defalarca boşanmak istediğini ancak eşinin ‘Seni öldürürüm, çocukları alırım’ tehditleriyle vazgeçtiğini ifade etti.
Olay gecesi neler oldu?
Olay akşamı dükkanda tartışma çıktığını anlatan Fatma K., ‘Ali yine bağırmaya başladı. ‘Seni kendine getireceğim’ diyerek üzerime yürüdü. Yerde duran bıçağı fark ettim. Hayatımı kurtarmak için aldım. Onu vurmak istemedim ama kendimi başka türlü koruyamazdım’ ifadelerini kullandı. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Ali K.'nın hayatını kaybettiğini tespit etti. Fatma K. ise polis tarafından gözaltına alındı.
Kavun aile içi şiddet ve kadın cinayetleri bağlamı
Bu olay, Türkiye'de her yıl yüzlerce kadının maruz kaldığı aile içi şiddetin trajik bir örneği olarak kayda geçti. Kadın cinayetleriyle ilgili verilere göre, 2024 yılında en az 300 kadın eşi veya eski eşi tarafından öldürüldü. Fatma K.‘nın ifadesi, şiddet mağduru kadınların çoğu zaman gidecek yerinin olmaması, korku ve baskı nedeniyle şikayetçi olamaması gibi sistemsel sorunları da gözler önüne serdi. Psikologlar, bu gibi vakalarda Maruz Kalan Kadınların, kendilerini savunma hakkını kullanmak zorunda kalabileceğini, ancak meşru müdafa sınırlarının tartışmalı olduğunu belirtiyor.
Adli süreç ve toplumsal beklenti
Fatma K., çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmek’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Avukatı, müvekkilinin 23 yıl boyunca şiddet gördüğünü ve olayı meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirdiğini savunarak tahliye talebinde bulundu. Dava, kadın örgütlerinin ve insan hakları kuruluşlarının yakın takibi altında. Toplumun bir kesimi, kadının uzun süreli istismara maruz kalmasına rağmen ceza almasının haksızlık olacağını düşünürken, diğer kesim her cinayetin hukuki yaptırımının olması gerektiğini belirtiyor.
Bu olay, aile içi şiddetle mücadele mekanizmalarının ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Kadınların şiddetten kaçış yollarının artırılması ve farkındalığın yükseltilmesi, bu tür trajik sonuçların önüne geçebilir. Yargının, Fatma K.‘nın maruz kaldığı psikolojik baskı ve şiddetin yoğunluğunu dikkate alarak adil bir karar vermesi bekleniyor.