Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Doğu-Batı eksenindeki ulaştırma ağlarının Türk dünyası açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek, “Orta Koridor yalnızca bir lojistik hattı değil, Türk dünyasının bağımsızlığı, güvenliği ve refahının omurgasıdır” ifadelerini kullandı. Yıldırım, bu açıklamayı TDT bünyesinde düzenlenen bir toplantıda yaptı.
Orta Koridor'un jeopolitik önemi
Orta Koridor, Çin'den başlayıp Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkaslar ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan bir ulaşım ve enerji rotası olarak tanımlanıyor. Bu rota, özellikle Rusya'yı bypass ederek Hazar geçişli alternatif bir hat sunmasıyla dikkati çekiyor. Yıldırım, Türk dünyasının bu güzergâh sayesinde birbirine daha sıkı bağlanacağını ve küresel ticarette daha fazla söz sahibi olacağını belirtti.
TDT üyesi ülkeler arasında imzalanan anlaşmalar, ulaştırma altyapısının modernizasyonu ve gümrük süreçlerinin uyumlaştırılmasını öngörüyor. Bu adımların ticaret hacmini artırması ve lojistik maliyetleri düşürmesi bekleniyor. Uzmanlar, Orta Koridor'un Çin'in Kuşak ve Yol projesiyle de entegre olduğunu hatırlatarak, bölgesel işbirliği için benzeri görülmemiş fırsatlar sunduğunu vurguluyor.
Ekonomik ve siyasi yansımalar
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, Orta Koridor üzerinden taşınan yük miktarı son beş yılda yüzde 40 arttı. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, Hazar geçişli feribot seferleri ve Türkiye'deki lojistik merkezler bu artışta kilit rol oynuyor. Yıldırım, projenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bütünleşmeyi de hızlandırdığını söyledi.
Türk dünyası ülkeleri arasında vizelerin kaldırılması, ortak yatırım fonları ve kültürel etkinlikler gibi adımlar da Orta Koridor'un omurga işlevini güçlendiriyor. Bölgedeki siyasi irade, bu koridorun bir "modern İpek Yolu" vizyonuyla hayata geçirilmesi konusunda hemfikir.
Öte yandan, Orta Koridor'un geliştirilmesinde karşılaşılan engeller de bulunuyor. Hazar Denizi'nin hukuki statüsü, ulaşım altyapısının yetersizliği ve finansman sorunları çözüm bekleyen başlıklardan. Yıldırım, bu sorunların aşılması için TDT üyelerinin ortak çaba göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Bağımsız değerlendirmeler, Orta Koridor'un Türk dünyasının küresel sistemdeki ağırlığını artıracak en somut proje olduğunu ortaya koyuyor. Yıldırım'ın vurguladığı gibi, bu hat sadece bir ticaret rotası değil, aynı zamanda ortak geleceğin inşasında stratejik bir araç.