Birleşik Krallık, son on yılda yaşadığı siyasi çalkantılarla dikkat çekiyor. Haziran 2016'daki Brexit referandumundan bu yana ülke tam 6 farklı başbakan gördü. Bu süreçte Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi hükümetleri döneminde liderler sık sık değişirken, siyasi istikrar ciddi şekilde sarsıldı. İngiltere'nin başbakan koltuğundaki bu dengesizlik, ekonomiden uluslararası ilişkilere kadar birçok alanda belirsizliğe yol açtı.
Brexit sonrası dönem ve lider değişimleri
2016 referandumunun ardından David Cameron'ın istifasıyla başlayan süreçte Theresa May başbakan oldu. May, Brexit müzakerelerinde zorlansa da 2017'de erken seçim çağrısı yaptı ancak beklenmedik bir sonuçla karşılaştı. 2019'da istifa eden May'in yerine Boris Johnson geçti. Johnson, Brexit'i tamamlayarak ülkeyi AB'den ayırdı ancak Covid-19 pandemisinde eleştirilen politikaları ve 'Partygate' skandalı nedeniyle 2022'de istifa etmek zorunda kaldı.
Johnson'ın ardından göreve gelen Liz Truss, tarihin en kısa süreli başbakanı oldu. Truss'ın 45 günlük görev süresi boyunca açıkladığı mini-bütçe piyasalarda büyük dalgalanmaya neden oldu. Sterlin dolar karşısında rekor seviyede değer kaybederken, İngiltere Merkez Bankası acil müdahale etmek zorunda kaldı. Ekim 2022'de Truss'ın istifasıyla Rishi Sunak başbakan oldu. Sunak döneminde ekonomi toparlanma sinyalleri verse de siyasi istikrar tam anlamıyla sağlanamadı.
Siyasi istikrarsızlığın ekonomik yansımaları
Bu kadar sık başbakan değişimi, İngiltere ekonomisini olumsuz etkiledi. Yatırımcı güveni sarsılırken, iş dünyası uzun vadeli planlama yapmakta zorlandı. Truss dönemindeki bütçe krizi sonrası ülkenin borçlanma maliyetleri yükseldi. 2023'te enflasyon yüzde 10'un üzerinde seyrederken, faiz oranları 15 yılın zirvesine çıktı. Pandemi sonrası toparlanma çabaları da siyasi belirsizlikler nedeniyle sekteye uğradı.
Birleşik Krallık'ın AB ile ticaret ilişkileri Brexit sonrası henüz oturmamışken, siyasi krizler bu süreci daha da karmaşık hale getirdi. İşçi Partisi'nin 2024 seçimlerinde iktidara gelmesiyle yeni bir sayfa açılmaya çalışılsa da, Keir Starmer liderliğindeki hükümetin de benzer zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Siyaset kurumuna güven azalıyor
Artan lider değişiklikleri, halkın siyaset kurumuna olan güvenini de olumsuz etkiledi. YouGov anketlerine göre, İngilizlerin yalnızca yüzde 20'si hükümetin ülkeyi doğru yönettiğine inanıyor. Muhafazakar Parti içindeki bölünmeler ve kamuoyu yoklamalarındaki düşüş, uzun süredir iktidarda olan partinin geleceğini sorgulatıyor.
Siyasi istikrarsızlık, sadece ekonomiyle sınırlı kalmadı. İskoçya'nın bağımsızlık talepleri, Kuzey İrlanda protokolüyle ilgili anlaşmazlıklar ve sosyal hizmetlerdeki aksaklıklar da bu dönemde daha görünür hale geldi. Uzmanlar, Birleşik Krallık'ın yapısal reformlar yapmadıkça bu krizin devam edeceğini öngörüyor.
İngiltere'nin son 10 yılda yaşadığı başbakan değişimleri, ülkenin siyasi tarihinde ender görülen bir istikrarsızlık dönemini işaret ediyor. Demokratik sistemin dayanıklılığı test edilirken, önümüzdeki dönemde atılacak adımlar ülkenin geleceğini belirleyecek. Ekonomik toparlanma ve uluslararası itibarın yeniden kazanılması, siyasi istikrarın sağlanmasına bağlı.