Hürmüz Boğazı'nda tansiyon her geçen saat yükselirken, ABD'nin İran'ın bölgedeki fiili hakimiyetini kırmaya yönelik askeri ve stratejik hamleleri yeni bir dönemin kapısını araladı. Umman üzerinden yürütülen diplomatik temaslar sonuçsuz kalırken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgeye ek savaş gemileri ve F-35 savaş uçakları konuşlandırdı. Uzmanlar, kara harekatı ihtimalinin ABD için yeni bir Vietnam sendromu yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı'nda askeri yığınak
İran Devrim Muhafızları'nın geçtiğimiz hafta Umman Körfezi'nde iki ticari gemiyi durdurmasının ardından ABD, bölgedeki varlığını artırdı. CENTCOM verilerine göre, şu anda Hürmüz Boğazı ve çevresinde iki uçak gemisi, beş destroyer ve en az 10 savaş uçağı bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu konuşlanmanın 'caydırıcılık amaçlı' olduğunu belirtirken, İran yönetimi 'her türlü saldırıya cevap vermeye hazır olduklarını' açıkladı.
İran'ın bölgesel stratejisi
İran, son yıllarda Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki milis güçleri üzerinden bölgesel bir nüfuz ağı kurdu. Bu ağın kilit noktası ise Hürmüz Boğazı. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolu, İran için hem ekonomik hem de askeri bir koz. Tahran yönetimi, boğazı kapatma tehdidiyle uluslararası toplum üzerinde baskı kurmayı sürdürüyor. ABD'nin İran'ın bu fiili hakimiyetini kırmak için seçenekleri arasında deniz ablukası, hava saldırıları ve kara harekatı yer alıyor.
Kara harekatının riskleri
Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara harekatının başarı şansının düşük olduğu görüşünde. 2003 Irak işgali ve Afganistan'dan çekilme tecrübelerine atıfta bulunan analistler, İran'ın coğrafi yapısı, nüfus büyüklüğü ve askeri kapasitesinin kara harekatını çok maliyetli kılacağını belirtiyor. Ayrıca İran'ın Rusya ve Çin ile yakınlaşması, olası bir çatışmayı küresel boyuta taşıyabilir. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, ABD yönetiminde kara harekatına sıcak bakmayan bir kanadın bulunduğunu ancak İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri karşısında seçeneklerin sınırlı olduğunu aktarıyor.
Olası senaryolar
- Hassas hava saldırıları: ABD, İran'ın nükleer tesislerini ve askeri altyapısını hedef alan sınırlı bir hava harekatı düzenleyebilir. Ancak bu operasyon İran'ı tamamen durdurmakta yetersiz kalabilir.
- Deniz ablukası: ABD ve müttefikleri, Hürmüz Boğazı'nda İran gemilerini denetlemek için bir abluka uygulayabilir. Bu, İran'ı ekonomik olarak zorlasa da doğrudan askeri çatışma riskini azaltır.
- Vekalet savaşı: ABD, bölgedeki müttefikleri aracılığıyla İran'ı dolaylı olarak zayıflatmayı tercih edebilir. İsrail'in Şam'daki hedeflere yönelik saldırıları bu senaryonun bir parçası olarak görülüyor.
Her durumda, Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin kısa vadede sona ermesi beklenmiyor. Petrol piyasaları ise olası bir çatışmanın fiyatları 150 dolar seviyesine çıkarabileceği uyarısı yapıyor.