Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu öğrenci sayısının yetersizliği gerekçesiyle kapatma kararına sert tepki gösterdi. Keçeli, bu kararın uluslararası anlaşmalara ve azınlık haklarına aykırı olduğunu vurguladı. Yunanistan'ın söz konusu okulları kapatma kararı, Ankara ile Atina arasında yeni bir gerginlik dalgasına yol açtı.
Keçeli'den kınama: "Kabul edilemez"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, yaptığı yazılı açıklamada Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararını şiddetle kınadı. Keçeli, "Bu karar, Lozan Antlaşması ve diğer uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan azınlık haklarının açık bir ihlalidir" dedi. Yunan makamlarının öğrenci sayısının yetersizliği gerekçesini gerçekçi bulmadıklarını belirten Keçeli, bu kararın azınlık mensuplarının eğitim hakkını kısıtladığını ifade etti.
Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim sorunları
Batı Trakya'da yaşayan Türk azınlık, uzun yıllardır eğitim alanında çeşitli sorunlarla karşı karşıya. Azınlık okullarının sayısı giderek azalırken, öğretmen atamaları ve müfredat konusunda da sıkıntılar yaşanıyor. Yunanistan'ın bu son kararı, azınlığın eğitim hakkını daha da kısıtlarken, bölgedeki Türk varlığının asimilasyonuna yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Türk azınlık temsilcileri, kararın geri alınması için uluslararası platformlarda girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.
Uluslararası hukuk ve azınlık hakları
Lozan Antlaşması'nın 37-45. maddeleri, Türkiye ve Yunanistan'daki gayrimüslim azınlıkların haklarını güvence altına alıyor. Buna göre, azınlıklar kendi okullarını açma ve yönetme hakkına sahip. Yunanistan'ın bu kararı, söz konusu antlaşma maddelerine aykırılık teşkil ediyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi de eğitim hakkına vurgu yapıyor. Türkiye, Yunanistan'ı bu uluslararası sözleşmelere uymaya çağırdı.
Sürecin geçmişi ve benzer adımlar
Yunan makamları daha önce de azınlık okullarına yönelik kapatma kararları almıştı. 2019 yılında benzer bir gerekçeyle 6 okul kapatılmış, Türkiye'nin tepkisi üzerine konu uluslararası arenaya taşınmıştı. O dönemde de Dışişleri Bakanlığı konuyu AB ve BM nezdinde gündeme getirmişti. Ancak Yunanistan'ın bu konudaki tutumunda bir değişiklik olmadığı görülüyor. Uzmanlar, bu tür kararların azınlık nüfusunu eritmeye yönelik sistematik bir politikanın parçası olduğunu belirtiyor.
Türkiye'nin atacağı adımlar
Ankara, konuyu uluslararası kamuoyunun gündemine taşımayı planlıyor. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın bu kararının iptali için hukuki ve diplomatik tüm yolları kullanacağını duyurdu. Ayrıca, Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği ve Konsolosluğu aracılığıyla Yunan hükümetine resmi uyarılarda bulunulacağı öğrenildi. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu da konuyla ilgili olarak Türk yetkililerle temasa geçti.
Yunanistan'ın bu kararı, iki ülke arasında son dönemde olumlu havada ilerleyen diyalog sürecine de gölge düşürdü. Ekonomik ve turistik alanlarda iş birliği çabaları sürerken, azınlık hakları konusundaki bu tür adımlar güveni zedeliyor. Uzmanlar, bu konunun Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde kalıcı bir sorun olarak kalmaya devam edeceğini vurguluyor.