İşgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'da bu hafta cuma namazı, on binlerce Filistinlinin katılımıyla eda edildi. Filistinli yetkililer, İsrail güvenlik güçlerinin çeşitli kısıtlamalarına rağmen ibadetin büyük bir katılımla gerçekleştiğini bildirdi. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin verilerine göre, sabah saatlerinden itibaren Mescid-i Aksa'ya akın eden Filistinliler, namaz öncesi avluda saf tuttu. İsrail polisinin yaşlılara ve gençlere yönelik uyguladığı yaş sınırı gibi kısıtlamalar, katılımı düşürmeye yetmedi.
Kudüs'te yoğun güvenlik önlemleri
İsrail polisi, cuma namazı öncesinde Eski Şehir çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Kentin girişlerinde ve Mescid-i Aksa'ya açılan kapılarda kimlik kontrolleri yapıldı. Özellikle Batı Şeria'dan gelen Filistinlilere yönelik yaş sınırı uygulaması getirildi. 50 yaş altı erkeklerin ve 40 yaş altı kadınların şehre girişine izin verilmediği bildirildi. Buna rağmen on binlerce kişi namaz kılmayı başardı. Filistinli yetkililer, bu kısıtlamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve ibadet özgürlüğünü ihlal ettiğini vurguladı.
Mescid-i Aksa'nın önemi
Müslümanlar için ilk kıble ve üçüncü kutsal mekân olan Mescid-i Aksa, İslam dünyasında sembolik bir öneme sahiptir. Kudüs'ün doğusunda yer alan bu alan, aynı zamanda Yahudiler tarafından Tapınak Tepesi olarak kabul edilir ve bölgedeki dini ve siyasi gerilimin merkezinde yer alır. 1967'de İsrail tarafından işgal edilen Doğu Kudüs, uluslararası toplum tarafından işgal altında kabul edilir. Ancak İsrail, 1980'de çıkardığı Kudüs Yasası ile şehri başkenti ilan etmiş ve bu durum birçok ülke tarafından tanınmamıştır. Mescid-i Aksa'nın statüsü, Filistin-İsrail çatışmasının en hassas konularından biridir.
Ramazan ayı yoğunluğu
Müslümanların kutsal ayı Ramazan'ın son günlerinde bu yıl cuma namazlarında yoğunluk artmış durumda. İslami Vakıflar İdaresi, Ramazan boyunca Mescid-i Aksa'da toplamda 500 bin kişinin ibadet ettiğini açıkladı. Özellikle cuma günleri, Kudüs'e giriş izni olan Filistinliler için ayrı bir önem taşıyor. Ramazan ayının son cuma namazı, birçok kişi için hem ibadet hem de siyasi bir mesaj anlamı taşıyor. Geçtiğimiz yıllarda bu tür cuma namazlarında zaman zaman İsrail güvenlik güçleri ile Filistinli gençler arasında çatışmalar yaşanmış, gözaltılar olmuştu. Ancak bu hafta, büyük çaplı bir olay yaşanmadığı belirtildi.
Uluslararası tepkiler
İsrail'in Kudüs'teki kısıtlamaları, başta Türkiye, Ürdün ve bazı Avrupa ülkeleri olmak üzere uluslararası kamuoyunda sık sık eleştiriliyor. Ürdün, Mescid-i Aksa'nın koruyucusu olarak bilinen Vakıf İdaresi üzerinden bölgedeki dini statünün korunması için çaba gösteriyor. Türkiye ise özellikle son yıllarda Kudüs konusundaki duyarlılığını her fırsatta dile getiriyor. Bu hafta cuma namazının ardından yapılan açıklamalarda, Filistinlilerin ibadet özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların kabul edilemez olduğu vurgulandı. Birleşmiş Milletler, 1967'den bu yana Doğu Kudüs'ü işgal altında kabul ediyor ve İsrail'i bölgedeki yerleşimler ve kısıtlamalar konusunda uyarıyor.
Mescid-i Aksa'da ibadet özgürlüğü tartışması
Mescid-i Aksa'da ibadet özgürlüğü, Filistin-İsrail çatışmasının en çok tartışılan konularından birini oluşturuyor. İsrail, güvenlik gerekçesiyle belirli zamanlarda yaş sınırı ve ziyaretçi sayısı gibi kısıtlamalar getiriyor. Filistinliler ise bu uygulamaları, bölgedeki demografik yapıyı değiştirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriyor. Kudüs'teki dini ve siyasi dengelerin hassasiyeti, bu tür ibadet günlerinde krizlere yol açabiliyor. Uzmanlar, bu durumun bölgedeki barış sürecini olumsuz etkilediğini ve iki devletli çözümü zorlaştırdığını belirtiyor. Ancak yine de bugün olduğu gibi, her cuma on binlerce Müslümanın Mescid-i Aksa'da saf tutması, Kudüs'ün İslam dünyası için sembolik değerini bir kez daha gösteriyor.