AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin savunma sanayiinde gerçekleştirdiği dönüşümün altını çizdi. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkenin savunma sanayinde dışa bağımlılığı kırarak tam bir özgüven devrimi yaptığını belirtti.
TEKNOFEST Mavi Vatan’da Vurgu Tam Bağımsızlık
TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri, Türkiye’nin denizlerdeki millî teknoloji hamlesini gözler önüne serdi. Ömer Çelik, burada yaptığı değerlendirmede, savunma sanayiinde yerlileştirme ve millîleştirme çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Çelik, “Ülkemizi savunma sanayi konusunda bağımlılığa hapsetmek isteyen vesayet yapılarını yıktık. Bugün geldiğimiz noktada, insansız hava araçlarından deniz platformlarına kadar birçok alanda dünya standartlarının üzerinde ürünler geliştiriyoruz” dedi.
AK Parti Sözcüsü, TEKNOFEST’in sadece bir teknoloji festivali olmadığını, aynı zamanda gençlerin millî teknolojiye olan ilgisini artıran bir eğitim platformu olduğunu vurguladı. Çelik, “Denizlerimizdeki millî gururumuzu gençlerimize aşılıyoruz. Onların bu heyecanı, ülkemizin geleceği için umut veriyor” diye konuştu.
Savunma Sanayiinde Yerli Üretim ve Mavi Vatan
Mavi Vatan doktrini, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki haklarını koruma ve bu alanlardaki kaynaklardan faydalanma stratejisini içeriyor. Bu bağlamda, millî savunma sanayii ürünleri büyük önem taşıyor. Ömer Çelik, “Mavi Vatan’ın korunması, güçlü bir donanmaya ve millî teknolojiye bağlıdır. Bugün yerli ve millî imkânlarla üretilen savaş gemilerimiz, denizaltılarımız ve insansız deniz araçlarımız bu mücadelede önemli bir güç oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Çelik, savunma sanayindeki gelişmeleri değerlendirirken, dışa bağımlılığın azaltılmasının sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda stratejik bir öncelik olduğunu belirtti. “Bağımlılık, karar alma mekanizmalarını da etkileyen bir unsurdur. Tam bağımsızlık için savunma sanayiinde de özgüvenle hareket etmeliyiz” dedi.
Gençlere Çağrı: Millî Teknolojiye Sahip Çıkın
TEKNOFEST gibi etkinliklerin gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırdığını ifade eden Ömer Çelik, bu yarışmaların Türkiye’nin geleceği için kritik önem taşıdığını dile getirdi. Gençlere seslenen Çelik, “Sizler, bu ülkenin mühendisleri, bilim insanları ve girişimcileri olacaksınız. Millî teknoloji hamlemizin öncüsü olun. Mavi Vatan’ı korumak için denizcilik alanında da kendinizi geliştirin” dedi.
AK Parti Sözcüsü, Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği başarıların uluslararası alanda da takdir edildiğini sözlerine ekledi. “Son yıllarda yaptığımız ihracatlar ve iş birlikleri, teknolojik yetkinliğimizin bir sonucudur. Bu güç, ülkemizi bölgesinde ve dünyada daha etkin bir konuma taşımıştır” ifadelerini kullandı.
Zorluklar ve Gelecek Perspektifi
Türkiye’nin savunma sanayiinde kat ettiği mesafe, bazı çevreleri rahatsız etmeye devam ediyor. Ancak Ömer Çelik, bu tür baskılara boyun eğmeyeceklerini net şekilde ortaya koydu: “Beştepe’de alınan kararlar, milletimizin iradesiyle şekillenmiştir. Kimse bizi yolumuzdan çeviremez. Teknolojiyi üreterek, millî gelirimize ve güvenliğimize katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
Geleceğe yönelik hedeflerini de paylaşan Çelik, 2030’lu yıllarda savunma sanayiinde tamamen bağımsız bir Türkiye hedeflediklerini belirtti: “İnşallah önümüzdeki on yıl içinde, tüm alt sistemlerimizi yerli ve millî imkânlarla üreteceğiz. Bu hedefe ulaşmak için AR-GE yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz.”
Türk savunma sanayii, son on yılda yaşanan dönüşümle küresel ölçekte söz sahibi bir konuma yükselmiştir. Bu süreçte, devlet destekli projelerin yanı sıra özel sektörün de katkıları büyüktür. Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı, 2023 yılında 5,5 milyar doları aşmış olup, bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenmektedir. Mavi Vatan’ın korunması ve deniz yetki alanlarındaki hakların güvence altına alınması, millî teknoloji hamlesinin önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, TEKNOFEST etkinlikleri, gençlerin ilgisini bu alana yönlendirerek geleceğin mühendislerini yetiştirmektedir. Savunma sanayiindeki bağımsızlık, yalnızca askeri değil, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın da temelidir.