Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yüzlerce kişi kayboldu. Cenazelerine ulaşılamayan aileler, mezarları olmadığı için yaslarını dahi yaşayamıyor. Depremzede yakınları, "Ölüsü mezarda olanlar kendini şanslı sayıyor" diyerek acılarını dile getiriyor. Kayıp yakınları, yasal süreçlerde büyük engellerle karşılaşıyor. Davalar bir şehirden diğerine taşınırken, yetkililerin ilgisizliği tepki çekiyor.
Kayıp Yakınları: 'Mezarı Olmayan Acı Bitmiyor'
Depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybeden ve naaşına ulaşılamayan yüzlerce insanın aileleri, hem maddi hem manevi zorluklarla mücadele ediyor. Kayıp yakınları, ölüm belgesi alabilmek için aylarca mahkeme kapılarında bekliyor. Ancak davaların ilgisizlik nedeniyle sürekli ertelendiğini belirtiyorlar. Bir kayıp yakını, "Evliya Çelebi gibi şehir şehir geziyoruz, dosyamız bir türlü sonuçlanmıyor" diyerek isyan ediyor. Aileler, defin işlemlerini gerçekleştiremedikleri için psikolojik destek de alamıyor.
Deprem bölgesinde yapılan araştırmalara göre, kaybolan kişi sayısı binlerle ifade ediliyor. Ancak resmi rakamlar netlik kazanmış değil. Kayıp yakınları, her fırsatta yetkililere seslenerek bir an önce yasal düzenleme yapılmasını talep ediyor. Mezarsız kalan depremzedeler için sembolik mezarlar oluşturulmaya çalışılsa da bu, ailelerin acısını dindirmeye yetmiyor.
Bakanlık Dosyaları Beş Dakikada Kapatıyor
Kayıp depremzedelerin dosyaları, ilgili bakanlık tarafından inceleniyor. Ancak aileler, bakanlığın dosyaları yeterince incelemeden kapattığını öne sürüyor. Bir yetkili, "Bakan 5 dakikada dosyayı kapatıyor, bizim acımız ise yıllardır dinmiyor" ifadelerini kullandı. Bu durum, adalet arayışındaki ailelerin umudunu kırıyor.
Deprem davaları, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde görülüyor. Aileler, duruşmalara katılabilmek için kilometrelerce yol kat ediyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle bazı duruşmalara katılamayan aileler, haklarını savunamıyor. Avukatlar, sürecin şeffaf yürütülmediğini belirterek, yargının hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Yasal Boşluklar ve Çözüm Önerileri
Türkiye'de deprem sonrası kayıp kişiler için yasal prosedür, Medeni Kanun'un 32. maddesine dayanıyor. Ancak bu madde, ölüm karinesi için belirli süreler öngörüyor ve deprem gibi olağanüstü durumlarda yetersiz kalıyor. Uzmanlar, özel bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini söylüyor. Aileler, kayıp yakınlarının ölüm belgelerini alabilmek için mahkemeye başvuruyor, ancak delil yetersizliği nedeniyle süreç uzuyor.
Depremzede aileler, uluslararası kuruluşlardan da destek bekliyor. İnsan hakları örgütleri, Türkiye'deki depremzedelerin yaşadığı mağduriyeti raporlarına taşıdı. Ancak somut bir adım atılmış değil. Aileler, kayıp yakınlarının akıbetinin bir an önce netleşmesini ve mezarlarının olmasını istiyor.
Toplumsal Dayanışma ve Psikolojik Destek İhtiyacı
Deprem bölgesinde psikolojik destek hizmetleri yetersiz. Kayıp yakınları, hem yas tutamamanın hem de belirsizliğin getirdiği stre sle başa çıkmaya çalışıyor. Sivil toplum kuruluşları, dayanışma kampanyaları düzenleyerek ailelere moral vermeye çalışıyor. Ancak bu destekler, yasal süreçlerin getirdiği yükü hafifletmiyor.
Uzmanlar, kayıp depremzedeler için psikososyal destek merkezlerinin kurulması ve yasal süreçlerin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor. Aileler, yetkililerden acil çözüm bekliyor. "Ölüsü mezarda olanlar kendini şanslı sayıyor" sözü, yaşanan acının boyutunu gözler önüne seriyor.