Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'da aylardır devam eden Ebola salgınında can kaybı 1001'e ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının kontrol altına alınması için uluslararası acil durum ilan edilmesini değerlendiriyor. Son iki haftada 40 yeni vaka bildirilirken, hastalık hızla yayılmaya devam ediyor.
Salgının merkez üssü: KDC Kuzey Kivu
Salgının en yoğun görüldüğü bölge, KDC'nin Kuzey Kivu eyaleti. Burada sağlık merkezlerine yapılan saldırılar ve güvenlik sorunları, sağlık ekiplerinin çalışmalarını neredeyse imkansız hale getiriyor. DSÖ yetkililerine göre, bölgede aktif olarak takip edilemeyen birçok vaka var. Uganda sınırına yakın bölgelerde de vakalar görülmeye başlandı.
Uganda'da ilk ölümler
Uganda Sağlık Bakanlığı, ülkede üç kişinin Ebola'dan hayatını kaybettiğini doğruladı. Bu, Uganda'nın son üç yıldaki ilk Ebola ölümleri olarak kayıtlara geçti. Başkent Kampala'da ek önlemler alınırken, sınır kapılarında termal kameralarla tarama yapılıyor.
Aşı çalışmaları ve lojistik sorunlar
DSÖ ve Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, bölgeye 20 bin doz aşı göndermeye hazırlanıyor. Ancak aşıların soğuk zincirle taşınması ve güvenli bölgelere ulaştırılması ciddi lojistik sıkıntılar yaratıyor. Ayrıca halk arasında aşı karşıtlığı ve yanlış bilgiler yaygın.
Uzmanlar, salgının komşu ülkelere sıçrama riskine dikkat çekiyor. Güney Sudan ve Ruanda'da da alarm seviyesi yükseltildi. DSÖ, salgının kontrolü için 75 milyon dolarlık acil fon talep etti.
Ebola virüsü yüzde 50 ila 90 arasında değişen ölüm oranıyla biliniyor. Hastalık, kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşıyor. Salgının şu anki ölüm oranı yüzde 67 olarak hesaplanıyor.
Bu salgın, 2014-2016 Batı Afrika salgınından sonra görülen en büyük ikinci Ebola salgını. O dönemde 11 binin üzerinde kişi hayatını kaybetmişti. DSÖ, mevcut salgının boyutunun o döneme ulaşmaması için yoğun çaba sarf ediyor.