Tarım ürünlerindeki fahiş fiyat artışının perde arkasını araştıran savcılık, çarpıcı bir organize rant ağını ortaya çıkardı. Tarlada 6 liraya çıkan bir gıda ürününün market tezgahında 35-40 liraya ulaşmasının nedenini sorgulayan yetkililer, aracıların yıllar önce hayatını kaybetmiş vatandaşların kimlik bilgilerini kullanarak sahte alım belgeleri düzenlediğini tespit etti. 22 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, ölü kimlikleri üzerinden haksız kazanç sağlayan şebeke üyeleri gözaltına alındı.
Ölü Kimlikleriyle Sahte Alım ve Fatura Şebekesi
Edinilen bilgilere göre, soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde aracıların, uzun yıllar önce vefat etmiş kişilerin kimlik bilgilerini kullanarak sahte müstahsil makbuzları ve alım belgeleri düzenlediği belirlendi. Bu yöntemle hem kayıt dışı ürün alımı yapıldığı hem de devlete karşı sahte belge ibraz edilerek haksız yere tarımsal desteklemelerden faydalanıldığı öne sürülüyor. Savcılık kaynakları, söz konusu sahte belgelerle piyasaya sürülen ürünlerin aracılar tarafından fahiş fiyatlarla satıldığını, aradaki farkın ise hiçbir vergi ve denetime tabi tutulmadan cebe indirildiğini aktardı.
Operasyonun merkezinde, üreticiden düşük fiyata alınan sebze ve meyvenin birkaç el değiştirerek tüketiciye ulaşana kadar fiyatının katlanması yer alıyor. Normal şartlarda tarlada 6 lira olan domates, biber veya patates gibi temel gıda maddelerinin, aracıların organize biçimde fiyat şişirmesi sonucu market raflarında 35-40 liraya kadar çıktığı belgelerle ortaya kondu. Uzmanlar, her aracı katmanının fiyata ortalama yüzde 20-30 arasında eklediğini, ancak sahte belge kullanımının bu zinciri daha da karmaşık ve denetimsiz hale getirdiğini vurguluyor.
22 İlde Eş Zamanlı Baskın: Gözaltılar Var
Savcılığın koordinasyonunda, 22 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok miktarda sahte belge, dijital materyal ve ölü kişilere ait kimlik fotokopileri ele geçirildi. Gözaltına alınanlar arasında komisyoncu, nakliyeci ve hal esnafı olarak faaliyet gösteren kişilerin bulunduğu, bazı şüphelilerin daha önce de benzer suçlardan kaydı olduğu öğrenildi. Operasyonun, tarım ürünleri ticaretinde kayıt dışılığı ve fahiş fiyat oluşumunu engellemeye yönelik geniş çaplı bir soruşturmanın ilk dalgası olduğu belirtiliyor.
Soruşturmayı yürüten savcılık, aracıların sadece ölü kimlikleri değil, aynı zamanda hiç var olmayan kişiler üzerinden de sahte belgeler oluşturduğunu tespit etti. Bu yöntemle devletin tarımsal destekleme ödemeleri, mazot ve gübre hibeleri gibi kalemlerden haksız yere yararlanıldığı iddia ediliyor. Konuya ilişkin açıklama yapan bir yetkili, "Bu şebeke, hem üreticiyi hem tüketiciyi hem de devleti dolandırmıştır. Ölülerin kimlikleri üzerinden yıllarca rant sağlanmış" ifadelerini kullandı.
Fahiş Fiyatın Gerçek Nedeni: Aracı Rantı
Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın temel nedeni olarak gösterilen aracı rantı, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Tarlada 6 liraya çıkan bir ürünün tezgahta 35-40 liraya satılması, üretici ile tüketici arasındaki makasın ne kadar açıldığını gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre, aracı sayısının fazlalığı ve kayıt dışı işlemler, fiyatların yapay olarak şişmesine yol açıyor. Özellikle büyükşehirlerdeki hallerde yaşanan fiyat dalgalanmaları, bu operasyonun ardından daha detaylı incelenecek.
Tarım ekonomistleri, sorunun çözümü için aracı sayısının azaltılması, kooperatifleşmenin teşvik edilmesi ve dijital takip sistemlerinin devreye alınması gerektiğini savunuyor. Ancak mevcut yapıda, ölü kimlikleriyle dahi sahte belge düzenlenebilmesi, denetim mekanizmalarındaki ciddi açıkları işaret ediyor. Savcılığın operasyonu, bu açıkların kapatılması için bir başlangıç olarak değerlendiriliyor.
Soruşturma Genişliyor: Yeni Gözaltılar Kapıda
Yetkililer, operasyonun sadece bir başlangıç olduğunu ve soruşturmanın diğer illerdeki benzer yapılanmalara da uzanacağını bildirdi. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, ölü kimliklerini temin eden kişilerin de peşine düşüldüğü öğrenildi. Ayrıca, sahte belgelerle piyasaya sürülen ürünlerin hangi market zincirlerine ulaştığı araştırılıyor. Tüketici dernekleri, operasyonu olumlu karşılamakla birlikte, fahiş fiyatların önüne geçilmesi için kalıcı denetim çağrısı yapıyor.
Bu olay, Türkiye'de gıda arz zincirindeki denetimsizliğin ve kayıt dışı ekonominin ulaştığı boyutu göstermesi açısından çarpıcı bir örnek. Tarladan sofraya uzanan süreçte, ölülerin kimlikleri üzerinden dahi rant sağlanabilmesi, sistemin ne kadar çok yönlü bir reforma ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Savcılığın kararlı adımları, önümüzdeki günlerde benzer operasyonların habercisi olabilir.