İklim krizinin etkileri karada olduğu kadar denizlerde de kendini gösteriyor. Prof. Dr. Barış Salihoğlu, küresel ısınmanın okyanuslar ve denizler üzerindeki etkilerinin giderek belirginleştiğini belirterek, bu alanların iklim politikalarında daha güçlü bir şekilde temsil edilmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Salihoğlu, okyanusların iklim düzenleme işlevine dikkat çekerek, deniz ekosistemlerinin korunmasının küresel iklim hedefleri açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Okyanusların İklim Üzerindeki Rolü
Okyanuslar, atmosferdeki sera gazlarının büyük bir kısmını emerek gezegenin ısınmasını yavaşlatıyor. Ancak bu emilim kapasitesi sınırsız değil. Prof. Dr. Salihoğlu, denizlerin artan karbondioksit seviyeleri nedeniyle asitlenme, oksijen kaybı ve sıcaklık artışı gibi çoklu baskılarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Bu değişimler, deniz canlılarının yaşam alanlarını daraltırken, balıkçılık ve turizm gibi sektörleri de doğrudan etkiliyor.
Bilimsel araştırmalar, okyanusların son 50 yılda atmosferdeki fazla ısının %90'ından fazlasını emdiğini gösteriyor. Bu durum, deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşmasına ve mercan resiflerinin kitlesel beyazlamasına yol açıyor. Salihoğlu, bu sürecin geri döndürülemez noktalara yaklaştığını belirterek, acil önlem alınması gerektiğini söyledi.
İklim Politikalarında Denizlerin Yeri
Uluslararası iklim müzakerelerinde okyanusların yeterince temsil edilmediğini ifade eden Prof. Dr. Salihoğlu, deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. İklim değişikliğiyle mücadelede karasal ormanlar kadar denizel karbon yutaklarının da önemli olduğunu hatırlatan Salihoğlu, mavi karbon olarak adlandırılan bu alanların korunmasının kritik olduğunu belirtti.
Mavi karbon, mangrovlar, deniz çayırları ve tuzlu bataklıklar gibi kıyı ekosistemleri tarafından depolanan karbonu ifade ediyor. Bu ekosistemler, karasal ormanlara kıyasla birim alan başına daha fazla karbon tutabiliyor. Ancak kıyı gelişimi, kirlilik ve iklim değişikliği bu alanları tehdit ediyor.
Deniz Ekosistemlerine Yönelik Tehditler
Akdeniz ve Karadeniz gibi yarı kapalı denizler, iklim değişikliğinden orantısız şekilde etkileniyor. Salihoğlu, bu denizlerde sıcaklık artışının küresel ortalamanın üzerinde seyrettiğini ve istilacı türlerin yayılımının arttığını belirtti. Özellikle Akdeniz'de tropikal türlerin yerleşmesi, yerel ekosistem dengesini bozuyor.
Ayrıca aşırı avlanma, plastik kirliliği ve kıyı yapılaşması gibi faktörler denizlerin direncini azaltıyor. Prof. Dr. Salihoğlu, deniz koruma alanlarının genişletilmesi, sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve kirlilik kontrolünün öncelikli adımlar olduğunu söyledi.
Gelecek İçin Çağrı
Salihoğlu, okyanusların iklim krizindeki rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bilim insanları, politika yapıcılar ve toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Denizlerin korunmasının sadece ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir zorunluluk olduğunu belirtti. İklim politikalarında denizlere daha fazla yer verilmesi, küresel ısınmayla mücadelede önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde yapılacak uluslararası iklim toplantılarında okyanus temalı girişimlerin artması bekleniyor. Salihoğlu'nun çağrısı, deniz ekosistemlerinin iklim müzakerelerinde daha görünür olması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıyor.