Malatya'nın Battalgazi ilçesinde yaşayan Yusuf Saraç, amcası tarafından kandırılarak imzaladığı bir kağıt yüzünden hem evini hem de geçim kaynağı olan 44 dönümlük araziyi kaybetti. Okuma yazması olmayan 60 yaşındaki Saraç, amcasının kendisine "Evinizin elektriği kaçak, abonelik yapmanız gerekiyor" diyerek uzattığı evrakı imzaladığını, ancak yıllar sonra bunun bir satış sözleşmesi olduğunu öğrendi. Yaşanan dolandırıcılık sonucu 6 kişilik aile, zor durumda kaldı.
Elektrik Aboneliği Yerine Satış Sözleşmesi
Yusuf Saraç'ın iddiasına göre olay şöyle gelişti: Bir gün amcası, evine gelerek elektriklerinin kaçak olduğunu ve ceza yememek için abonelik başvurusu yapması gerektiğini söyledi. Okuma yazma bilmeyen Saraç, amcasına güvenerek kendisine uzatılan kağıda imza attı. Ancak bu kağıt, elektrik aboneliği için değil, evin ve 44 dönümlük arazinin satışına dair bir sözleşmeydi. Amca, Saraç'ın imzasıyla tapu devrini gerçekleştirdi ve araziyi üzerine geçirdi.
Yıllar sonra tapu dairesinden gelen bir yazı ile durumu öğrenen Saraç, büyük bir şok yaşadı. "Ben okuma bilmem, amcam bana elektrik için imza at dedi, ben de attım. Meğer evimizi satmışız. Şimdi 6 kişilik ailemle ortada kaldık" diyen Saraç, yetkililerden yardım istedi. Aile, evden çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını belirterek, hukuki mücadele başlattı.
Köyde Büyük Şaşkınlık
Saraç ailesinin yaşadığı bu olay, köyde büyük yankı uyandırdı. Mahalle sakinleri, Yusuf amcanın saflığından faydalanan amcasına tepki gösterdi. Komşulardan Ali Yılmaz, "Yusuf abi çok dürüst bir insandır, kimseye zararı yoktur. Amcası onun bu halini bildiği için yapmıştır. Yazık, günah" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Mahalle muhtarı ise "Bu tür olayların önüne geçmek için okuma yazma seferberliği şart. İnsanlarımız bilinçlendirilmeli" dedi.
Tapu İptali İçin Dava Açıldı
Saraç ailesi, avukatları aracılığıyla tapu iptali ve tescil davası açtı. Avukat, müvekkilinin okuma yazma bilmemesinden faydalanılarak hileli bir şekilde satış yapıldığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini savundu. Ayrıca amcanın, yeğenine karşı görevini kötüye kullandığını ve ağır bir dolandırıcılık suçu işlediğini belirtti. Savcılık da olayla ilgili soruşturma başlattı.
Hukuk Mücadelesi Başladı
Dava sürecinde Saraç ailesinin avukatı, "Müvekkilim mağdur. Okuma yazma bilmeyen bir kişinin imzası alınarak yapılan bu işlem, açıkça hile ve aldatma sonucu gerçekleşmiştir. Hukuken geçersizdir. Tapunun iptali için mücadele ediyoruz" dedi. Amca ise iddiaları reddederek, satışın kendi rızasıyla yapıldığını iddia etti.
Eğitimsizlik ve Dolandırıcılık
Bu olay, Türkiye'de okuma yazma bilmeyen vatandaşların dolandırıcılığa ne kadar açık olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle kırsal kesimde yaşayan yaşlı nüfusun, resmi işlemlerde dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Toplumda bu tür mağduriyetlerin yaşanmaması için eğitim çalışmalarının artırılması ve vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Adalet Beklentisi
Saraç ailesi, mahkemeden çıkacak kararla evlerine ve arazilerine kavuşmayı umut ediyor. Yusuf Saraç, "Benim tek suçum okuma yazma bilmemek. Amcam benim bu halimden faydalandı. Devletimden adalet istiyorum. Ailemle birlikte sokakta kalmak istemiyorum" diyerek gözyaşlarını tutamadı. Olayın takipçisi olacaklarını belirten aile, yetkililerden de destek bekliyor.
Bu tür vakaların artması, toplumda güven bunalımına yol açıyor. Aile içi ilişkilerin bile menfaatler uğruna zedelenmesi, sosyal dokuyu tehdit ediyor. Uzmanlar, hukuki süreçlerin yanı sıra toplumsal farkındalık yaratılması gerektiğinin altını çiziyor.