Cumhurbaşkanı Danışmanı Oktay Saral, İstanbul Barosu binasında asılı bulunan “LGBTİ+ hakları insan haklarıdır” yazılı pankartı hedef alarak, Türkiye'de LGBTİ+ bireylerin haklarına yönelik yeni bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Saral, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu pankartın “milli ve manevi değerlere aykırı” olduğunu öne sürerek, hükümeti LGBTİ+ haklarını kısıtlayacak adımlar atmaya davet etti. İstanbul Barosu ise pankartın ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu savundu.
Saral'ın açıklamaları ve tepkiler
Oktay Saral, Twitter üzerinden paylaştığı mesajında, “İstanbul Barosu'nun asığı bu pankart, aile yapımızı tehdit etmektedir. LGBTİ+ propagandasına son vermek için yasal düzenleme şarttır” ifadelerini kullandı. Saral'ın bu çıkışı, siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden tepki çekti. CHP ve HDP'li siyasetçiler, Saral'ın çağrısını “nefret söylemi” olarak nitelendirirken, MHP ve AK Parti'den bazı isimler ise Saral'ı destekledi. İstanbul Barosu Başkanı, pankartın kaldırılmayacağını belirterek, “Baro olarak herkesin haklarını savunmaya devam edeceğiz” dedi.
LGBTİ+ hakları tartışmaları
Türkiye'de LGBTİ+ bireylerin hakları uzun süredir siyasi tartışmaların odağında yer alıyor. 2023 yılında İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından LGBTİ+ karşıtı söylemler artmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı konuşmalarda “LGBTİ dayatmasına karşıyız” ifadelerini kullanmıştı. Oktay Saral'ın çağrısı, bu söylemlerin yeni bir yasal boyuta taşınması yönündeki talepleri gündeme getirdi. İnsan hakları örgütleri ise olası bir yasal düzenlemenin uluslararası sözleşmelere aykırı olacağı uyarısında bulundu.
Saral'ın hedef aldığı İstanbul Barosu, daha önce de LGBTİ+ hakları konusunda aktif bir tutum sergilemişti. Baro, 2022 yılında “Onur Haftası” etkinliklerine destek vermiş ve nefret suçlarına karşı hukuki mücadele yürütmüştü. Baro yetkilileri, pankartın kaldırılması yönünde herhangi bir baskı olmadığını, ancak tartışmaların sürdüğünü ifade etti.
Oktay Saral'ın çağrısı, Türkiye'de LGBTİ+ haklarına yönelik artan baskıyı bir kez daha gündeme taşırken, toplumsal kutuplaşmayı da derinleştiriyor. Sivil toplum örgütleri, hükümetin bu yönde bir adım atması halinde Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını duyurdu. Konuya ilişkin gelişmeler önümüzdeki günlerde siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmaya aday görünüyor.