Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi’den gelen emek ve demokrasi güçleri, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ni Hopa Parkı’nda düzenledikleri bir protesto ile kınadı. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı eylemde, “Bu memleket bizim, NATO defol” sloganları atıldı. Grup adına açıklama yapan Fatma Biçer, zirveyi 'işgalcilerin toplantısı' olarak nitelendirerek, 'Büyük bir hevesle ağırlamaya hazırlandıkları misafirler bu topraklara gelen işgalcilerdir. Geçici olan onlar, kalıcı olan biziz.' ifadelerini kullandı.
Protestonun gerekçeleri
Biçer, NATO’nun Kürt coğrafyasında ve Ortadoğu’da yürüttüğü operasyonlara dikkat çekerek, ittifakın bölgede barış değil savaş ve işgal getirdiğini savundu. Açıklamada, Türkiye’nin NATO üyeliğinin ulusal çıkarlara aykırı olduğu ve ittifakın üslerinin kapatılması gerektiği vurgulandı. Eylemciler, ellerinde 'NATO istemiyoruz', 'Barış hemen şimdi' yazılı dövizler taşıdı. Hopa Belediyesi’nin de destek verdiği protesto, yaklaşık bir saat sürdü ve olaysız sona erdi.
NATO Zirvesi ve Türkiye
Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi, ittifakın genişleme süreci ve güvenlik politikalarına odaklanıyor. Zirvede, İsveç ve Finlandiya’nın üyelik başvurularının yanı sıra Ukrayna’daki savaş da ele alınıyor. Türkiye’nin ittifak içindeki konumu ve özellikle Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri zaman zaman tartışma konusu olsa da, hükümet yetkilileri NATO’nun 'vazgeçilmez' olduğunu belirtiyor. Karadeniz’deki askeri varlığı artan ittifakın bölge halkları üzerindeki etkisi ise protestocular tarafından eleştiriliyor. Hopa gibi sınır bölgelerinde NATO karşıtı duyguların yüksek olması, jeopolitik konum ve tarihsel deneyimlerle açıklanabilir.
Sonuç olarak, Hopa’daki protesto, NATO politikalarına yönelik tabandan gelen bir tepkinin ifadesi olarak öne çıkıyor. İttifakın küresel stratejilerinin yerelde yarattığı rahatsızlık, bu tür eylemlerle düzenli olarak gündeme geliyor. Barış ve demokrasi odaklı sivil toplumun sesi, medyada yeterince yer bulmasa da bölgesel dinamikleri anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor.