Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında öğretmenlerin mesleki çalışma programının ilk haftasının çevrim içi, ikinci haftasının ise yüz yüze gerçekleştirileceğini duyurdu. Bakan Tekin, yeni dönemde eğitimde sürekliliğin sağlanması ve öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla bu programın uygulanacağını belirtti. Karar, eğitim camiası tarafından merakla beklenirken, uzaktan eğitim platformlarının etkin kullanımıyla verimliliğin artırılması hedefleniyor.
Çevrim İçi Eğitim ile Esnek ve Verimli Bir Süreç
Bakanlık yetkililerinden alınan bilgilere göre, mesleki çalışma programının ilk haftası, öğretmenlerin kendi kurumlarında veya uygun gördükleri yerlerde çevrim içi olarak tamamlayabilecekleri şekilde planlandı. Bu süreçte öğretmenlere, öğretim programları, ölçme ve değerlendirme yaklaşımları, özel eğitim ihtiyaçları olan öğrenciler için stratejiler ve dijital öğretim teknolojilerinin kullanımı gibi konularda eğitimler sunulacak. Ayrıca, son yıllarda sıklıkla gündeme gelen öğrenci psikolojisi ve rehberlik hizmetleri konularında da bilgilendirmeler yapılması planlanıyor. Çevrim içi eğitimlerin, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlamasının yanı sıra, il bankında zaman ve mekan esnekliği de sağlayacağı belirtildi.
Yüz Yüze Eğitimle Motivasyon ve İş Birliği Artacak
Programın ikinci haftasında ise tüm öğretmenlerin kendi okullarında yüz yüze bir araya gelerek yeni eğitim döneminin planlamasını yapması bekleniyor. Bu etapta okul yönetimleri tarafından yürütülecek olan çalışmalar, öğretmenlerin ders programları, sınıf içi uygulamalar ve okulun ihtiyaçlarına yönelik ortak kararlar almasını içeriyor. Bakan Tekin, yüz yüze eğitimin, meslektaş dayanışmasını güçlendireceğini ve öğretmenlerin birbirleriyle deneyimlerini paylaşma fırsatı bulacağını vurguladı. Ayrıca, okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde görev yapan öğretmenlerin bu programa katılması zorunlu tutuldu.
Eğitim uzmanları, mesleki çalışma programının hibrit bir yapıda planlanmasının, dijital dönüşümün eğitim üzerindeki etkisini artırdığına işaret ettiğini belirtiyor. Pandemi sürecinde kazanılan uzaktan eğitim deneyiminin, bu tür programlara entegre edilmesi hem zaman tasarrufu sağlıyor hem de öğretmenlerin bireysel öğrenme hızına uygun bir esneklik sunuyor. Ancak, bazı sendika temsilcileri, çevrim içi eğitimlerin internet erişim sorunları olan kırsal bölgelerdeki öğretmenler için eşitlik sorunu yaratabileceğini dile getiriyor. Bakanlığın bu konuda gerekli altyapı desteğini sağlayacağı ifade ediliyor.
Türkiye genelinde yaklaşık 1,1 milyon öğretmeni ilgilendiren bu program, her yıl eğitim öğretim yılı başlamadan önce düzenlenen geleneksel mesleki çalışma döneminin bir parçası olarak uygulanacak. Eğitim yöneticileri, programın başarıyla tamamlanmasının ardından 9 Eylül 2024 tarihinde ders zilinin çalmasıyla birlikte yeni dönemin başlayacağını da hatırlattı.