Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, gizli tanık 'Şubat'ın verdiği ifadeyle soruşturma adeta çığır açtı. Alınan bilgilere göre, cinayetin zanlısı eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Sonel'in, maktulün bulunduğu Rostan mevkisinde cinayetten tam 8 gün sonra gece geçirdiği ortaya çıktı. Teknik takip verileriyle de doğrulanan bu bilgi, soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek nitelikte.
Teknik takipten çıkan kan donduran detaylar
Edinilen bilgilere göre, gizli tanık 'Şubat' ifadesinde, Mustafa Sonel'in cinayet tarihinden 8 gün sonra olay yerine gittiğini ve orada bir süre kaldığını söyledi. Bu ifadeyi destekleyen teknik takip verileri, Sonel'in cep telefonunun o gece Rostan mevkisinden sinyal verdiğini gösterdi. Bu gelişme, savcılığın dosyada yeni bir sayfa açmasına neden oldu.
Uzmanlar, failin olay yerine geri dönmesinin psikolojik bir zaafiyet ya da delilleri karartma amacı taşıyabileceğini belirtiyor. Ancak bu ziyaretin asıl amacının ne olduğu henüz netlik kazanmış değil. Soruşturma kapsamında, Sonel'in olay yeri incelemesine katılıp katılmadığı, orada ne kadar süre kaldığı ve kimlerle görüştüğü detaylı olarak araştırılıyor.
Gülistan Doku kimdir?
Gülistan Doku, 2023 yılında Tunceli'nin Ovacık ilçesine bağlı Rostan mevkisinde ölü bulunmuştu. Genç kadının ölümü bölgede büyük yankı uyandırmış, cinayetin siyasi bir boyutu olabileceği iddiaları gündeme gelmişti. Olayla ilgili soruşturma başlatılmış, ancak uzun süre somut bir gelişme sağlanamamıştı.
Doku'nun ailesi ve avukatları, sürecin en başından itibaren soruşturmanın üzerini örtmeye yönelik girişimler olduğunu iddia etmişti. Özellikle failin, dönemin valisinin oğlu olması, olaya farklı bir boyut kazandırmıştı. Kamuoyunda, "Gülistan Doku davası kapanabilir" endişesi sıkça dile getirilmişti.
Soruşturma neden bu kadar uzun sürüyor?
Cinayetin üzerinden iki yılı aşkın süre geçmesine rağmen davanın sonuçlanmaması, pek çok kesim tarafından eleştiriliyor. Hukukçular, dosyanın etkili bir şekilde yürütülemediğini, delillerin toplanmasında aksaklıklar yaşandığını ifade ediyor. Özellikle gizli tanık ifadesinin bu kadar geç alınmasının manidar olduğu vurgulanıyor.
Mustafa Sonel'in tutuklu yargılandığı davada, gizli tanık 'Şubat'ın beyanları dosyaya önemli bir güç katmış durumda. Ancak sanık avukatları, teknik takip verilerinin hukuka aykırı elde edildiğini öne sürerek bu delillerin reddini talep edebilir. Bu durumda dosyanın seyrinin nasıl etkileneceği merak konusu.
Adalet arayışı ve toplumsal tepki
Gülistan Doku'nun ölümü, yalnızca bir kadın cinayeti olarak değil, aynı zamanda bir "hak gaspı" olarak da değerlendiriliyor. Kadın cinayetlerine karşı mücadele eden sivil toplum örgütleri, bu davayı yakından takip ediyor. "Gülistan İçin Adalet" platformu, davada adil bir sonuç çıkana kadar eylemlerine devam edeceklerini açıkladı.
Bu gelişmeler, toplumsal bir vicdan yarası olan Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak sürecin sağlıklı ilerlemesi, hukuk kurallarının tam anlamıyla uygulanmasına bağlı.
Gizli tanığın ifadesi ve teknik takip verilerinin dosyaya girmesi, adaletin tecellisi için umutları artırıyor. Yine de Türkiye'de yüksek profilli davalarda yaşanan gecikmeler, kamuoyunun adalet sistemine olan güvenini zedeliyor. Bu noktada, Gülistan Doku davasının sadece bir cinayet davası değil, aynı zamanda bir hukuk sınavı olduğunu söylemek yanlış olmaz.