Kahramanmaraş'ta 10 kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının ardından "Okulda ölmek istemiyoruz" açıklaması yapan Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy'a disiplin cezası verildi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız'ın onayıyla verildiği belirtilen ceza, eğitim emekçilerinin yaşam hakkı ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Toy, karara tepki göstererek öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşam hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
Olayın arka planı: Kahramanmaraş'taki okul saldırısı
Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş'ta bir okula düzenlenen silahlı saldırıda 10 kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından eğitim sendikaları ve meslek örgütleri, okullarda güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekmek için çeşitli açıklamalar yaptı. Eğitim-İş Sendikası Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy da bu kapsamda yaptığı basın açıklamasında "Okulda ölmek istemiyoruz" ifadesini kullandı. Toy'un bu sözleri, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı ve öğretmenlerin çalışma koşullarındaki güvenlik endişelerini dile getirdi.
Disiplin cezası ve gerekçesi
Edinilen bilgilere göre, Yeliz Toy'a verilen disiplin cezası Bursa Valisi Erol Ayyıldız'ın kararına dayanıyor. Ceza gerekçesi olarak Toy'un açıklamalarının "kamu görevlilerinin tarafsızlığı ve sadakat yükümlülüğü" ilkelerine aykırı olduğu öne sürüldü. Ancak sendika yetkilileri, söz konusu açıklamanın bir sendikal faaliyet kapsamında yapıldığını ve Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Toy'un avukatı, karara karşı yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı.
Disiplin cezasının türü ve süresi hakkında net bir bilgi paylaşılmazken, sendika kaynakları cezanın "kınama" veya "aylıktan kesme" şeklinde olabileceğini belirtiyor. Eğitim-İş yönetimi, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak kararı "hukuka aykırı ve kabul edilemez" olarak nitelendirdi.
Toy: 'Yaşam hakkı pazarlık konusu olamaz'
Yeliz Toy, disiplin cezasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Okulda ölmek istemiyoruz" sözünün bir serzeniş değil, bir uyarı olduğunu ifade etti. Toy, "Öğretmenler ve öğrenciler her gün güvenlik endişesiyle okula gidiyor. Bizler sadece yaşam hakkımızı savunuyoruz. Bu talebin disiplin cezasıyla karşılanması, eğitim camiasında derin bir hayal kırıklığı yarattı" dedi. Ayrıca, Bursa Valisi Erol Ayyıldız'ın kararına tepki göstererek, "Valilik makamının, eğitim emekçilerinin can güvenliği taleplerini dinlemek yerine cezalandırma yoluna gitmesi, sorunları çözmez, aksine derinleştirir" diye konuştu.
Eğitim sendikalarından ortak tepki
Olayın ardından çok sayıda eğitim sendikası ve sivil toplum örgütü açıklama yaparak Yeliz Toy'a destek verdi. Eğitim-İş Genel Merkezi, konuyla ilgili olarak "Bir öğretmenin 'okulda ölmek istemiyoruz' demesi suç değil, insanlık görevidir. Bu ceza, tüm eğitim çalışanlarına yönelik bir tehdittir" ifadelerini kullandı. Sendikalar, Milli Eğitim Bakanlığı'nı göreve çağırarak okullarda güvenlik önlemlerinin acilen artırılmasını ve benzeri cezaların geri çekilmesini talep etti.
Öte yandan, bazı eğitim uzmanları, disiplin cezalarının sendikal faaliyetleri kısıtlayıcı bir araç olarak kullanılmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguluyor. Uzmanlar, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarının, kamu görevlilerinin de ifade özgürlüğünden yararlanması gerektiğini ortaya koyduğunu hatırlatıyor.
Bursa Valiliği'nden açıklama bekleniyor
Bursa Valiliği'nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, Vali Erol Ayyıldız'ın imzasıyla verilen ceza kararının, Toy'un sendikal faaliyetleri nedeniyle alındığı iddia ediliyor. Valilik yetkilileri, konunun yargıya taşınması halinde gerekli savunmanın yapılacağını belirtmekle yetindi.
Eğitim-İş, cezanın iptali için Bursa İdare Mahkemesi'ne başvuru yapmaya hazırlanıyor. Sendika, ayrıca konuyu Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (TİHEK) taşımayı da değerlendiriyor.
Değerlendirme: Eğitimde güvenlik ve ifade özgürlüğü dengesi
Yaşanan gelişme, Türkiye'de eğitim çalışanlarının güvenlik talepleri ile ifade özgürlüğü arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Kahramanmaraş'taki saldırı, okullarda fiziki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini ortaya koyarken, bu konuda uyarıda bulunan bir sendika yöneticisinin cezalandırılması, sorunun çözümüne katkı sunmuyor. Aksine, eğitim emekçilerinin sesini yükseltmesini engelleyerek, olası risklerin görmezden gelinmesine yol açabilir. Demokratik toplumlarda sendikal faaliyet ve ifade özgürlüğü, kamu görevlileri için de anayasal bir güvencedir. Bu nedenle, disiplin cezasının hukuki dayanağının titizlikle incelenmesi ve eğitim politikalarının şeffaf bir şekilde gözden geçirilmesi gerekiyor. Öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliği, siyasi tartışmaların üstünde tutulmalı; okullar, korku değil, güven ortamında eğitim verilen yerler olmalıdır.