Antalya'nın Kepez ilçesinde dün meydana gelen kan dondurucu olayda, coğrafya öğretmeni Orhan Bulak (42), tayin meselesi yüzünden tartıştığı eşi Aslıhan Öztürk Bulak (38) ve kayınpederi Cafer Tayyar Öztürk'ü (65) tabancayla öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Bulak, bugün adliyeye sevk edilirken ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Şüphelinin, eşinin ailesiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle bunalıma girdiğini ve cinayetleri planlamadığını, anlık bir öfkeyle hareket ettiğini söylediği öğrenildi.
Olay anı ve ifade
Orhan Bulak ifadesinde, yaklaşık bir yıldır eşiyle tayin konusunda sürekli tartıştıklarını belirtti. Atandığı okulda mutsuz olduğunu ve başka bir ile tayin istediğini ancak eşinin ailesine yakın olmak istemesi nedeniyle bu talebinin ertelendiğini anlatan Bulak, "Olay günü yine aynı konuyu konuşuyorduk. Kayınpederim de araya girdi. Sinirlerime hakim olamadım. Belimdeki silahı çıkarıp ateş ettim. Ne yaptığımı bilmiyordum" dediği belirtildi. Bulak'ın olaydan sonra polisi arayarak teslim olduğu ve pişman olduğunu söylediği kaydedildi.
Olayın geçmişi ve aile içi şiddet
Çiftin 15 yıllık evli olduğu ve iki çocuklarının bulunduğu öğrenildi. Komşuların ifadelerine göre, aile içinde sık sık tartışma yaşandığı ancak daha önce şiddet ihbarı yapılmadığı belirtildi. Orhan Bulak'ın daha önce herhangi bir suç kaydı olmadığı, psikolojik destek almadığı ancak meslektaşları tarafından içine kapanık ve stresli biri olarak tanındığı ifade edildi. Olay, toplumda öğretmenler arasında tayin sorunlarının yarattığı psikolojik baskıyı bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, öğretmenlerin atama ve tayin süreçlerinde yaşadıkları belirsizliklerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor.
Adli süreç ve toplumsal yankı
Orhan Bulak, adliyeye sevk edildi ve tutuklanması talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Olay, Antalya başta olmak üzere ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Kadın cinayetlerine karşı mücadele eden sivil toplum kuruluşları, bu tür olayların önlenebilmesi için aile içi şiddet konusunda daha etkin tedbirler alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, öğretmenlerin tayin ve atama süreçlerinde yaşadıkları mağduriyetlerin çözülmesi için sendikalar çağrıda bulundu. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Değerlendirme
Bu trajik olay, bir yandan aile içi şiddetin ne kadar öngörülemez sonuçlar doğurabileceğini gösterirken, diğer yandan kamu çalışanlarının özlük hakları ve tayin süreçlerindeki sorunların bireysel psikoloji üzerinde yarattığı baskıyı gözler önüne seriyor. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk gerektiren bir meslekte, çalışanların ruh sağlığının korunması ve sorunlarına duyarlı çözümler üretilmesi, benzer acıların yaşanmaması için hayati önem taşıyor.