New York Times (NYT) gazetesi, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki yerleşim yerlerine yönelik saldırılarında uluslararası hukukta sivil yerleşimlere karşı kullanımı yasaklanan beyaz fosfor bombası attığını gösteren görüntüler yayımladı. 12 Ekim 2023 tarihli haberde, İsrail güçlerinin Lübnan sınırındaki beş farklı noktada beyaz fosfor mühimmatı kullandığı belirtilirken, bu görüntülerin uydu kayıtları ve sosyal medyada paylaşılan videolarla doğrulandığı ifade edildi.
Görüntülerde ne var?
NYT’nin sunduğu kanıtlara göre, İsrail’in kullandığı M825A1 tipi 155 mm beyaz fosfor mermileri, yerleşim alanlarının hemen yakınına düştü. Bombaların patlamasıyla oluşan yoğun beyaz duman ve yanıcı parçalar, sivil bölgelere sıçradı. Uzmanlar, beyaz fosforun deriye temasında ciddi yanıklara yol açtığını, solunması halinde akciğer hasarına neden olduğunu vurguluyor.
Uluslararası hukuk ihlali mi?
Beyaz fosfor, Cenevre Sözleşmeleri’nin ek protokolleri kapsamında sivil yerleşimlerde kullanılması yasaklanan kimyasal maddeler arasında yer alıyor. İsrail, bu silahı daha önce Gazze’de de kullanmış ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kınanmıştı. NYT’nin haberinde, İsrail ordusunun yaptığı açıklamada “mevcut yasalara uygun hareket ettikleri” savunulurken, kullanılan mühimmatın türüne ilişkin doğrudan bir yanıt verilmedi.
Tepkiler ve bağlam
Habere tepki gösteren sivil toplum örgütleri, İsrail’i “savaş suçu” işlemekle suçlarken, Lübnan yönetimi konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşıyacağını duyurdu. Beyaz fosfor saldırıları, 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısının ardından tırmanan çatışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. NYT’nin yayımladığı görüntüler, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik baskıyı artırırken, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu tür mühimmatın kullanımı, 2009’da Gazze’de yapılan BM raporunda açıkça kınanmış ve İsrail’in “uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği” belirtilmişti. NYT haberi, benzer ihlallerin devam ettiğini belgeleriyle ortaya koyarken, bağımsız değerlendirmelere göre bu durum, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirecek bir gelişme olarak tarihe geçiyor.