Türk havacılık tarihinin öncü isimlerinden Nuri Demirağ'ın 1936 yılında tasarlayıp ürettiği 'Nu.D-36' eğitim uçağı, 90 yıl aradan sonra yeniden kanatlandı. Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk liderliğindeki 11 kişilik ekip, 8 aylık yoğun bir çalışma sonucunda uçağın birebir uçabilir bir replikasını üretti. Tarihi uçağın yeniden gökyüzüyle buluşması, Sivrihisar'da gerçekleştirilen test uçuşuyla taçlandı. Bu anlamlı proje, Türkiye'nin havacılık alanındaki köklü geçmişine saygı duruşu niteliği taşıyor.
Nu.D-36: Türk Havacılığının Unutulmaz Eseri
Nuri Demirağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk uçak üreticilerinden biri olarak tarihe geçti. 1930'ların ortalarında, Beşiktaş'ta kurduğu uçak fabrikasında yerli ve milli imkanlarla üretim yapmayı hedefledi. Nu.D-36, bu vizyonun en önemli ürünlerinden biri oldu. İki kişilik eğitim uçağı olarak tasarlanan Nu.D-36, o dönemde askeri ve sivil havacılık için yetişmiş pilot ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Uçak, basit yapısı ve dayanıklılığıyla dikkat çekerken, dönemin teknolojik imkanlarıyla özgün bir tasarım ortaya koyuyordu.
Nu.D-36'nın ilk uçuşunu 1936 yılında yapması planlanmış, ancak seri üretimine geçilememişti. Proje, çeşitli nedenlerle rafa kaldırılmış ve uçak, havacılık tarihinin tozlu sayfalarında kalmıştı. Ancak Nuri Demirağ'ın mirası, bugün hala ilham vermeye devam ediyor. Yeniden üretilen replika, bu mirasın ne kadar canlı olduğunu gözler önüne seriyor.
8 Aylık Tutkulu Çalışma
Projenin mimarı Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk, Nu.D-36'yı yeniden hayata döndürmek için kolları sıvadığında, sadece bir uçağı değil, bir dönemi de yeniden inşa etmeye kararlıydı. 11 kişilik ekip, uçağın orijinal çizimlerini ve teknik dokümanlarını inceledi. Ancak zamanla bu kaynakların büyük bir kısmı kaybolmuş ya da yıpranmıştı. Ekip, arşivlerde yaptığı titiz araştırmalar sonucunda eksik bilgileri tamamlayarak, uçağın birebir ölçülerine sadık kalmayı başardı.
Üretim süreci, modern teknolojinin ve geleneksel zanaatkar el işçiliğinin iç içe geçtiği bir çalışma gerektirdi. Uçağın gövdesinde ahşap ve metal malzemeler, orijinaline uygun şekilde kullanıldı. Kanatlar, iniş takımları ve motor bölümü, havacılık standartlarına uygun olarak yeniden üretildi. Ekip, her bir parçayı büyük bir titizlikle hazırladı ve montaj aşamasında da aynı özeni gösterdi. 8 aylık yoğun bir çalışma sonucunda, Nu.D-36'nın birebir aynısı, uçabilir bir replika olarak ortaya çıktı.
Test uçuşu öncesinde yapılan kontrollerde, uçağın tüm sistemleri başarıyla çalıştı. Ali İsmet Öztürk, kokpite geçtiğinde duyduğu heyecanı gizlemedi. Sivrihisar'daki uçuş alanında gerçekleşen test uçuşu, sadece birkaç dakika sürdü ancak o an, yıllardır beklenen bir anın gerçekleşmesiydi. Uçak, pistten havalandığında gökyüzünde süzülen kırmızı-beyaz görüntüsüyle izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.
Türk Havacılık Tarihine Saygı Duruşu
Bu proje, yalnızca bir uçağın yeniden kanatlanması değil, aynı zamanda Türk havacılık tarihinin önemli bir dönemine ışık tutması açısından da büyük önem taşıyor. Nuri Demirağ'ın hayalleri, bugün hala geçerliliğini koruyor. Yerli uçak üretimi konusundaki bu tür girişimler, Türkiye'nin savunma ve havacılık sektöründeki atılımlarıyla birleşerek, geleceğe dönük bir ivme kazandırıyor.
Nu.D-36'nın yeniden gökyüzüyle buluşması, aynı zamanda genç nesillere ilham kaynağı olacak nitelikte. Geçmişteki başarıların üzerine inşa edilecek yeni projeler, Türk mühendisliğinin ve iradesinin gücünü bir kez daha ortaya koyacak. Bu anlamda, Ali İsmet Öztürk ve ekibi, sadece bir tarihi uçağı değil, bir milletin havacılıktaki özgüvenini de yeniden kanatlandırdı.