Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Libya ziyareti, Türk dış politikasında yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor. Fidan, Trablus'ta Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Abdulhamid Dbeibeh ve Bingazi'de Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile bir araya gelerek, ülkenin doğu ve batı kanatlarıyla eş zamanlı temas kurdu. Bu girişim, iktidar çevrelerinde "Türkiye yeni bir oyun kuruyor" söylemiyle karşılandı. Emekli Büyükelçi ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Cumhuriyet'e yaptığı değerlendirmede, Libya'da atılan adımların bölgesel dengeler açısından kritik önem taşıdığını belirtti.
Fidan'ın Ziyareti: İki Kanatla Eş Zamanlı Diplomasi
Hakan Fidan, 25-26 Şubat tarihlerinde gerçekleştirdiği Libya ziyaretinde, önce Trablus'ta UMH Başbakanı Dbeibeh ile görüştü, ardından Bingazi'ye geçerek Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile bir araya geldi. Bu ziyaret, iki siyasi rakip arasında köprü kurma amacı taşıyor. Fidan, görüşmelerde Libya'daki siyasi birliğin sağlanması, seçimlerin zamanında yapılması ve ülkenin yeniden imarı konularında Türkiye'nin destek mesajını iletti. Türkiye'nin, 2011'den bu yana Libya'da askeri varlığı ve ekonomik yatırımlarıyla önemli bir aktör olduğu biliniyor. Fidan'ın iki kanatla da görüşmesi, Ankara'nın ülkedeki tüm taraflara eşit mesafede durarak istikrarı öncelediği şeklinde yorumlandı.
Namık Tan: "Türkiye'nin Oyun Kurması Ne İfade Ediyor?"
YENİ Parti Milletvekili Namık Tan, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, "Türkiye gerçekten 'oyun kuruyor' mu?" sorusunu masaya yatırdı. Tan, Türkiye'nin Libya'daki ana motivasyonunun, Akdeniz'deki enerji kaynakları ve stratejik derinlik olduğunu vurguladı. "Libya, Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve enerji koridorları açısından Türkiye için hayati öneme sahip. Bu ziyaret, sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve askeri iş birliğinin de sinyalini veriyor" dedi. Tan, Türkiye'nin Libya'daki varlığını yalnızca güvenlik çerçevesinde değerlendirmenin eksik olacağını, Ankara'nın ülkenin birleşmesi ve refahı için kalıcı çözümler aradığını kaydetti. Özellikle, Fidan'ın hem doğu hem batı ile görüşmesinin, ülkedeki bölünmüşlüğü giderme yolunda atılmış olumlu bir adım olduğunu dile getirdi.
Bölgesel Bağlam ve Türkiye'nin Stratejik Hamleleri
Son yıllarda Türkiye, Libya'da askeri üsler kurarak ve deniz yetki anlaşmaları imzalayarak bölgesel nüfuzunu artırdı. 2019'da imzalanan deniz yetki anlaşması, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin haklarını genişletmiş, bu da Yunanistan ve Mısır gibi ülkelerle krize yol açmıştı. Fidan'ın son ziyareti, bu politikanın devamı olarak görülüyor. Ancak Namık Tan, Türkiye'nin "oyun kurma" iddialarına şüpheyle yaklaşıyor: "Türkiye, Libya'da aslında istikrarı sağlamak istiyor. Çünkü istikrarsız bir Libya, Türkiye'nin çıkarlarını da olumsuz etkiler. 'Oyun kurmak' ifadesi, dış politikada genellikle gizli ajandaları çağrıştırır. Türkiye'nin ise şeffaf ve sürdürülebilir bir iş birliği hedeflediğini düşünüyorum." Tan, ayrıca Türkiye'nin Libya'daki faaliyetlerinin sadece enerjiye odaklı olmadığını, ülkenin yeniden inşasında Türk şirketlerinin üstlendiği projelere de dikkat çekti.
Libya'nın Geleceği ve Türkiye'nin Rolü
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana iç savaş ve siyasi kaosla boğuşuyor. Ülkede iki ayrı hükümet bulunuyor: Trablus'ta UMH ve Tobruk merkezli bir yönetim. Birleşmiş Milletler'in öncülüğünde yürütülen barış görüşmeleri, henüz kalıcı bir çözüm sağlayamadı. Türkiye, başından beri UMH'yi desteklerken, son yıllarda doğu kanadıyla da diyalog kurmaya çalışıyor. Fidan'ın ziyareti, bu iki başlı diplomatik çabanın bir örneği olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Türkiye'nin dengeli yaklaşımının, ülkede seçimlerin yapılması ve birliğin sağlanmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak bazı analistlere göre, Türkiye'nin bu hamlesi, Rusya'nın bölgedeki etkisini dengeleme amacı da taşıyor. Sonuç olarak, Türkiye'nin Libya'daki varlığı, hem jeopolitik hem de ekonomik açıdan uzun vadeli bir strateji gerektiriyor. Namık Tan'ın ifadesiyle, "Türkiye bu ziyaretle aslında barışı oynuyor."