Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi (NTI) ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) tarafından yayımlanan son rapor, 2025 yılının nükleer silah harcamalarında rekor bir yıla işaret etti. Rapora göre, dünya genelinde nükleer silahlara yapılan harcamalar, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 19'luk bir artışla 118,8 milyar dolara ulaştı. Bu artış, soğuk savaş sonrası dönemde kaydedilen en yüksek yıllık yükseliş olarak tarihe geçti. Harcamaların büyük kısmı, nükleer silah sahibi ülkelerin modernizasyon programlarına, yeni savaş başlıklarının geliştirilmesine ve füze savunma sistemlerine ayrıldı.
En büyük harcamalar hangi ülkelerde?
Raporda, nükleer silah harcamalarının yaklaşık yüzde 80'inin ABD, Çin ve Rusya tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. ABD, savunma bütçesinden nükleer cephaneliğine 45,3 milyar dolar ayırırken, Çin 31,7 milyar dolar, Rusya ise 18,4 milyar dolar harcama yaptı. Bu üç ülkeyi, 9,8 milyar dolar ile Birleşik Krallık, 5,6 milyar dolar ile Fransa, 2,9 milyar dolar ile Hindistan, 2,3 milyar dolar ile Pakistan ve 1,8 milyar dolar ile Kuzey Kore takip etti. İsrail'in nükleer harcamaları ise gizliliğini korurken, tahmini 1,2 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. ABD'nin harcamalarındaki artış, yeni nesil kara konuşlu stratejik caydırıcılık sistemi ve B-21 bombardıman uçağı projelerine bağlanırken, Çin'in yükselişi, füze silolarının genişletilmesi ve denizaltı filosunun modernizasyonundan kaynaklanıyor. Rusya'nın ise Ukrayna savaşı nedeniyle nükleer altyapısını güçlendirmeye odaklandığı belirtiliyor.
Nükleer silah harcamalarının küresel ekonomiye etkisi
Uzmanlar, bu rekor harcamanın küresel ekonomi üzerinde çeşitli etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Bir yandan, savunma sanayiine yapılan yatırımların istihdam yarattığı ve teknolojik ilerlemeyi tetiklediği ifade edilirken, diğer yandan bu kaynakların iklim değişikliğiyle mücadele, sağlık ve eğitim gibi alanlardan aktarılmasının uzun vadede maliyetli olabileceği belirtiliyor. ICAN yetkilileri, 118,8 milyar doların, dünya genelindeki kıtlık ve yoksulluk sorunlarını çözmeye yetecek bir miktar olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, nükleer modernizasyonun silahlanma yarışını körüklediği ve uluslararası istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Silah kontrol antlaşmalarının geleceği
Rapor, nükleer silah harcamalarındaki artışın, mevcut silah kontrol antlaşmalarının zayıfladığı bir döneme denk geldiğini ortaya koyuyor. ABD ile Rusya arasındaki Yeni START antlaşması 2026'da sona erecek ve yerine yeni bir anlaşma yapılıp yapılmayacağı belirsiz. Çin, kendi nükleer cephaneliğini sınırlandırmaya yanaşmazken, Kuzey Kore füze denemelerine devam ediyor. Uzmanlar, harcamalardaki bu artışın, ülkelerin diplomatik çözümler yerine askeri caydırıcılığa ağırlık verdiğini gösterdiğini savunuyor. ICAN ve NTI, nükleer silahsızlanma hedefinin ertelenmesi halinde, küresel güvenlik risklerinin daha da artacağı konusunda uyarıyor. Raporda, nükleer silah harcamalarının azaltılması ve şeffaflığın artırılması için uluslararası işbirliği çağrısı yapılıyor.