Norveç, işgal altındaki Filistin topraklarında inşa edilen İsrail yerleşimleriyle ticari ilişki kuran kişi ve şirketlere yönelik hapis cezası öngören bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Oslo yönetiminin duyurduğu tasarı, söz konusu bölgelerle ticaret yapanlara 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini hedefliyor. Düzenleme, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerle iş yapan aktörleri caydırmayı amaçlıyor.
Yasa tasarısının kapsamı ve gerekçesi
Norveç hükümeti tarafından hazırlanan taslak, İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri'ndeki yerleşim birimleriyle ticaret, yatırım veya lojistik faaliyeti yürüten gerçek ve tüzel kişileri kapsıyor. Tasarıya göre, bu tür faaliyetlerde bulunanlara para cezasının yanı sıra 3 yıla varan hapis cezası verilebilecek. Oslo, düzenlemenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararına ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne dayandığını belirtiyor. Söz konusu karar, İsrail'in 1967'den sonra işgal ettiği topraklardaki yerleşim faaliyetlerini uluslarlararası hukuka aykırı sayıyor.
Norveç Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İşgal altındaki topraklarda yasa dışı yerleşimlere ekonomik destek sağlamak, uluslararası hukukun ihlaline ortak olmak anlamına gelir. Bu tasarı, Norveç'in hukuk devleti ilkesine bağlılığının bir gereğidir" ifadeleri kullanıldı. Bakanlık, tasarının henüz nihai halini almadığını ve ilgili paydaşlarla istişare sürecinin devam ettiğini kaydetti.
Uluslararası hukuk ve ticaret boyutu
Norveç, daha önce de yerleşim ürünlerinin etiketlenmesine yönelik düzenlemelerle gündeme gelmişti. 2022'de ülkedeki marketlerde satılan ve işgal altındaki bölgelerden gelen ürünlerin menşe bilgisinin açıkça belirtilmesi zorunluluğu getirilmişti. Yeni tasarı, bu adımı bir ileri aşamaya taşıyarak cezai yaptırım öngörüyor. Norveç'in bu hamlesi, Avrupa Birliği'nin (AB) yerleşim ürünlerine yönelik mevcut etiketleme politikasıyla da uyumlu görülüyor. AB, 2015'ten bu yana işgal altındaki topraklardan gelen ürünlerin "İsrail yerleşimi" ibaresiyle etiketlenmesini şart koşuyor. Ancak AB'nin henüz ticari yasak veya hapis cezası gibi yaptırımları bulunmuyor.
Norveç, İsrail ile 1993 Oslo Anlaşması'na ev sahipliği yapmış ve tarihsel olarak Orta Doğu barış sürecinde aktif rol üstlenmiş bir ülke. Oslo yönetiminin son dönemde Filistin yanlısı tutumu, İsrail ile ikili ilişkilerde zaman zaman gerilime yol açıyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Norveç'in tasarısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail makamları geçmişte benzer girişimleri "ayrımcı" ve "uluslararası ticareti engelleyici" olarak nitelendirmişti.
Norveç iç siyaseti ve ekonomik etkiler
Tasarı, Norveç'teki sol koalisyon hükümetinin programında yer alan "uluslararası hukuka saygılı dış politika" hedefinin bir parçası olarak sunuluyor. Hükümet ortaklarından Sosyalist Sol Parti, düzenlemenin bir an önce yasalaşması çağrısında bulunuyor. Muhalefetteki sağ partiler ise tasarının Norveç'in ticari çıkarlarına zarar verebileceği ve İsrail ile diplomatik kanalları gereksiz yere gerebileceği uyarısında bulunuyor. Norveç İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkenin İsrail ile toplam ticaret hacmi 2023'te yaklaşık 1,2 milyar Norveç kronu (yaklaşık 110 milyon dolar) civarında. Bu hacmin büyük bölümü yerleşim bölgeleriyle doğrudan bağlantılı olmasa da, tasarının dolaylı etkileri olabileceği değerlendiriliyor.
Norveç'in egemenlik fonu da (Government Pension Fund Global) etik kurallar çerçevesinde bazı İsrail şirketlerini yatırım portföyünden çıkarmıştı. Fon, 2009'dan bu yana yerleşim faaliyetlerine katkıda bulunduğu gerekçesiyle bir dizi şirketi listeden çıkardı. Yeni tasarının bu politikayı daha geniş bir cezai çerçeveye taşıması bekleniyor.
Yasalaşma süreci ve olası yansımalar
Tasarının Norveç parlamentosu Storting'e sunulmasının ardından komisyon aşaması ve genel kurul oylaması gerekiyor. Hükümetin meclis çoğunluğunu elinde bulundurması nedeniyle tasarının yasalaşma ihtimali yüksek görülüyor. Norveç, bu adımı atan ilk Batı Avrupa ülkesi olacak. İsrail yanlısı gruplar, tasarının uluslararası ticaret hukukuna aykırı olduğunu savunarak Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) başvurabileceklerini belirtiyor. Norveç hükümeti ise düzenlemenin WTO kurallarına uygun olduğunu, çünkü yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu ve bu bölgelerle ticaretin normal ticaret kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürüyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, Norveç'in tasarısının diğer Avrupa ülkeleri için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. İrlanda, İspanya ve Belçika'da benzer yasa önerileri tartışılıyor. Ancak bu ülkelerde henüz somut bir yasa tasarısı meclis gündemine gelmedi. Norveç'in hamlesi, İsrail'in yerleşim politikalarına karşı ekonomik yaptırım çağrılarını güçlendirebilir. Öte yandan, tasarının yasalaşması halinde Norveç-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim dönemi yaşanabilir. Norveç, İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdürüyor ancak son yıllarda Filistin devletini tanıma yönünde adımlar atmadı. Tasarı, bu dengede önemli bir kırılma noktası olarak görülüyor.